YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12818
KARAR NO : 2023/407
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/385 E., 2014/385 K.
SUÇ :Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Davanın reddi, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2014 Tarihli ve 2012/385 Esas, 2014/385 Karar Sayılı Kararı ile,
1. Sanık … hakkında; banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f-son) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 319.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında; banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan açılan davanın, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, sanığın suç kastının bulunmadığına, ortada suç teşkil eden bir fiilin mevcut olmadığına, olayın karşılıksız çek keşide etmekten ibaret olduğuna, mükerrer yargılama yapılıp fiile uymayan kanun maddesinden ceza tayin edildiğine, lehe olan hükümlerin uygulanması yerine alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, adli para cezasının hukuka aykırı olduğuna, re’sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sübut bulan eylemi nedeniyle sanık …’ın atılı suçtan cezalandırılması yerine hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanıkların Can Petrokimya ve Akaryakıt Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ortakları oldukları, 08.06.2006 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile şirket ortaklarından …’ın şirket müdürlüğüne getirilmesine ve şirketi münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılınmasına karar verildiği, 08.06.2006 tarihinden sonra sanık …’ın şirketi tek başına temsil ettiği, daha sonra 16.08.2006 tarihli vekaletname ile annesi olan tanık Ş.P.ye bankalardan para çekme, çek düzenleme ve imzalama gibi konularda vekalet verdiği, sanık …’ın temsil ettiği şirket için katılan şirketten 2007 yılının Şubat ayında değişik günlerde muhtelif miktarlarda bitkisel yağ satın aldığı ve karşılığında tanık Ş.P. tarafından imzalanmış 20.04.2007 tarihli 40.000,00 TL, 13.04.2007 tarihli 40.000,00 TL, 20.04.2007 tarihli 40.000,00 TL, 16.04.2007 tarihli 40.000,00 TL ve 25.04.2007 tarihli 31.581,00 TL bedelli olmak üzere toplam 191.581,00 TL tutarında çek verdikleri, katılanın çekleri bankaya ibrazından ve çeklerde yazılı tarihlerden önce 29.03.2007 tarihinde bu çeklerin bilgi ve rızaları dışında ellerinden çıktığını belirterek yine tanık Ş.P. imzası ile ödemeden men talimatı verip çek bedellerini ödemeden imtina ettikleri, sanığın annesi tanık Ş.P.nin şirkette temsil görevinin bulunmadığı, kendisine verilen yetkinin sınırlı olduğu ve tamamıyla sanık …’ın istek ve talimatlarıyla hareket ettiği, şirketi temsil etme, şirket adına ticari anlaşma yapma ve mal satın alma, satın alınan malların bedellerinin hangi tarihte ve nasıl ödenmesi gerektiğine karar verme, vesair konulardaki karar ve yetkinin …’a ait olduğu, altında Ş.P.nin imzası bulunan 29.03.2007 tarihli ödemeden men talimatının da sanık …’ın talimatıyla düzenlenip bankaya ibraz edildiğinin anlaşıldığı, bu suretle sanık …’ın katılan şirketten aldığı mal karşılığında verdiği çeklerin ödenmemesi konusunda talimat vermek suretiyle, çeklerin ödenmesini bilerek engellediği, bankayı da aracı kılmak suretiyle atılı suçu işlediğinden, oy çokluğu ile mahkûmiyetine; her ne kadar sanık … hakkında dava açılmış ise de, suç tarihinde bu sanığın şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, çeklerin sanık tarafından düzenlenmediği ve imzalanmadığı, suçun … tarafından işlendiği tespit edilmekle birlikte, sanık … hakkında aynı konu ve eylem nedeniyle daha önce dava açıldığı ve Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1096 Esas ve 2013/393 Karar sayılı kararı ile hüküm verildiği anlaşıldığından, sanık … hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
2. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri belirlenmiştir.
3. Sevk irsaliyeleri ve faturalar, Akbank T.A.Ş.ne yazılan ödemeden men talimatı yazısı, suça konu çeklerin asılları ve örnekleri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örnekleri, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ve Akbank T.A.Ş.nin cevabi yazıları, imza incelemesine ilişkin 16.06.2014 tarihli bilirkişi raporu, tanık Ş.P.nin beyanı ve sanıkların güncel adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
1. Sanık müdafiinin sübuta ilişen temyiz istekleri yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, temel cezanın belirlenmesine ilişkin temyiz isteği yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, sanık hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, yargılamanın mükerrer olduğuna ilişkin temyiz isteği yönünden; Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/1020 Esas sayılı dosyasına (Daha sonra Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesine devredilerek 2012/1096 Esas sayısı ile işlem yapıldığı anlaşılmıştır.) konu olayın suça konu çeklerle ilgili sanık … hakkında mülga 3167 sayılı Kanun kapsamında karşılıksız çek keşide etme suçuna ilişkin olduğu cihetle incelemeye konu davanın mükerrer olmadığı anlaşılmış, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında tayin olunan cezaların türü ve miktarına nazaran, lehine uygulanma olanağı bulunan tek düzenlemenin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi olduğu, Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde takdiri indirim sebebine yer verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket ederek katılan şirketten farklı tarihlerde menfaat temin eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık … Hakkında Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Davanın mükerrerlik nedeniyle ret kararı verilebilmesinin 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mümkün olduğu ve anılan hükme göre sadece aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilebileceği, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP ortamında yapılan incelemede, Mahkemenin mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak olan Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1096 Esas ve 2013/393 Karar sayılı davası ile incelemeye konu dava arasında mükerrerlik bulunmadığının anlaşılması karşısında, yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2014 tarihli ve 2012/385 Esas, 2014/385 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden, eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2014 tarihli ve 2012/385 Esas, 2014/385 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.