YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15984
KARAR NO : 2009/5611
KARAR TARİHİ : 02.04.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi 04.01.2006 Tarihli dilekçesiyle, … İlçesi … Mahallesi 179 ada 16 sayılı parselden müfrez 78 m2 yüzölçümündeki 478 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kısmen, yörede 1976 yılında yapılıp 1982 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, bu bölümün tapu kaydının beyanlar hanesinde davalılar yararına konulan şerhler ile birlikte iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin 17.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 65 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptaline ve en son parsel numarası verilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm davalılar Hazine ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydın iptal ve tesciline ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin 17.04.2008 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (A) ile gösterlien 65 m2 bölümünün orman sınırları içinde olduğu belirlenip, her ne kadar kadastro tesbitinden dava tarihine kadar 10 yıldan fazla süre geçmişse de, dava genel arazi kadastro tesbitinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedenine dayalı olup, kadastro tesbitinden önceki nedene dayanılmadığından, 23.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12/3 Maddesine eklenen “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır.” hükmü ile aynın yasanın 3. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. Maddesinin“Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” hükmünün somut olayda uygulanamayacağı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan devlet ormanlarında yapılan imar uygulaması ve parselasyona hukuken değer verilemeyeceği gözetilerek, (A) ile gösterilen 65 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, Orman Yasasında öngörülen istisnalar dışında devlet ormanlarında her hangi bir kişi yada kurum yararına zilyetliğe ilişkin şerh yazılamayacağı halde, bu bölümün tapu kaydının beyanlar hanesine taşınmazın “İntifaının Milli Müdafa Vekaletine ait olduğu” şeklinde şerh yazılması doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında 1. bendin dördüncü ve beşinci satırında yer alan “Hazine adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE” cümlesinden sonra gelmek üzere, (A) ile gösterilen 65 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan “İntifaının Milli Müdafa Vekaletine ait olduğu” şeklindeki şerhin silinmesine suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.