YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3047
KARAR NO : 2008/7032
KARAR TARİHİ : 07.05.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
…
KATILANLAR : … … MİRASÇILARI AYNUR TÜRKAYOĞLU VE ARK-… KESKİN
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında…. KÖYÜ … Mevkiindeki 1155 parsel sayılı taşınmaz, 3470 m2 yüzölçümü ve ham … niteliği ile, devletin hüküm ve tasarrufu altında metruk yerlerden olduğundan, Hazine adına, 1156 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliği ve 7330 m2 yüzölçümü ile, 1937 tarih 1152 sayılı vergi kaydı olduğu … … … , … ve … …’ın taşınmazı 1981 yılında, vergi kayıt maliklerinden satın alarak halen zilyet olduğu, ancak kayıt malikleri … ve … efradına iskanen verildiğine ilişkin iskan kaydı sunulamadığı için Hazine adına, 1158 parsel sayılı taşınmaz,11000 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile, 1937 tarih 1155 sayılı vergi ve iskan defterinin 28. sırasında … ve …. adına kayıtlı olduğu, bu kişilerin 1925 yılında …. yerleştiği nedeniyle 1960 yılına kadar köylülerin kullandığı,iskan kayıt maliklerinden … mirasçılarının 1978 yılında … ve … … …’a sattığı, ancak 1960 yılından 1978 yılları arasında kullanılmadığı nedeniyle Hazine adına, 1159 parsel sayılı taşınmaz, 5390 m2 yüzölçümü ve ham … niteliği ile, devletin hüküm ve tasarrufu altında metruk yerlerden olduğundan, Hazine adına 1986 yılında tespit edilmiştir.
Tespite itirazı kadastro komisyonunca 27/02/1996 tarihinde reddedilen davacılar … … …, … … ve … ile birlikte … kadastro mahkemesinde 21/03/1996 tarihinde dava açarak, … adına 1937 tarih 1155 sayılı vergi kaydı bulunan taşınmazı ve … adına 1937 tarih 1152 sayılı vergi kaydı bulunan taşınmazı, vergi kayıt maliklerinin mirasçıları olan … ve …’den ve 13/04/1978 tarihli muhtar onaylı senet ve yine … ’den Karaburun Noterliğince düzenlenen 17/03/1981 tarihli satış senedi ile satın aldıklarını,satın aldıkları kişilerin taşınmazların iskanen dağıtıldığı 1928 yılından itibaren, kendilerinin de satın alma tarihinden itibaren … sıfatıyla ve kesintisiz eklemeli zilyet olduklarını ileri sürerek, komisyon kararının iptali ile taşınmazların payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Yargılama sırasında … … ile … Keskin 04/06/1996 tarihli dilekçeleri harçlandırarak, çekişmeli taşınmazlara satın alma yoluyla paydaş olduklarını iddia ederek davaya katılmışlardır.
Mahkemece davacı ve katılan davacıların davasının KABULÜNE, dava konusu 1155, 1156, 1157, 1158 ve 1159 parsel sayılı taşınmazların tespitteki yüzölçümleri ve tarla niteliği ile 3/12 payı, … … …, 3/12 payı … , 3/12 payı … , 1/12 payı … kızı …, 1/12 payı … kızı … …, 1/12 payı … oğlu … adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 04/08/1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı gibi , delillerin takdirinde de hataya düşülmüştür. Şöyle ki;
Davacılar, 1937 tarih 1152 sayılı vergi kaydı bulunan, 1928 tarih 54 sayılı iskan kaydı ile, yine 1937 tarih 1155 sayılı vergi kaydı bulunan 28 sayılı iskan kaydına, iskan kayıt … ve ikan kayıt maliki mirasçılarından satın almak suretiyle … olduklarını iddia etmektedirler.
Mahkemece 01/04/1997 tarihinde yapılan keşifte dinlenen, zirai bilirkişi 04/04/1997 tarihli raporunda çekişmeli taşınmazın keşif gününden önce traktör ve kepçelerle taşınmaz üzerindeki fundalıkların temizlenmeye çalışıldığını, 70-80 yıl öncesine kadar … amaçlı kullanılmış ise de, o tarihten itibaren çekişmeli taşınmazlarda … amaçlı kullanılmadığını, davaya konu 1157 parsel sayılı taşınmazın fiilen çam ağaçları ile kaplı olduğunu belirtiş, 18/05/1999 tarihli keşifte dinlenen zirai bilirkişi ise 01/05/1999 tarihli raporunda 1155 parsel sayılı taşınmazın % 15-20 oranında meyilli ve fiilen maki bitki örtüsü ile kaplı olduğunu, 1156 parsel sayılı taşınmazın % 15-20 oranında meyilli fiilen kıraç arazi olduğu ve …, incir ve çam ağaçları ile çetirlik kaplı bulunduğu, 1157 parsel sayılı taşınmazın % 25-30 oranında meyilli olup, fiilen bir kısmının kısmen kıraç arazi olduğu, kısmen de çetirlik kaplı olup kalan kısmının da 4. sınıf … arazisi oluğu üzerinde 10 adet … çam ağacı bulunduğu, 1158 parsel sayılı taşınmazın % 20-30 meyilli olduğu bazı bölümlerinin çetirik kaplı, kısmen de kimi zaman tarımsal amaçlı işlenmiş arazi olduğu,1159 parsel sayılı taşınmazın % 30 meyilli olduğu,fiilen üzerinde 5 adet … ağacı ile 10 adet … çam ağacı bulunan fundalık ve çetirik kaplı taşınmaz olduğu ve son yıllarda işlenmemekle birlikte, çok önceden … arazisi olarak kullanıldığını belirtmiştir. Son keşifte dinlenen zirai bilirkişi de 22/08/2005 tarihli raporunda benzer bulgulardan söz etmiştir.
Jeoloji bilirkişi ise 30/05/2005 tarihli raporunda, çekişmeli taşınmazların kuzeyden denize doğru 30-35 metre, doğudan ise denize doğru 20-25 metre mesafeli ve kot farkının 20 metre olduğu, parsellerle deniz arasında … bulunduğu, 1156 ve 1157 parsellerin kuzeybatısında 40-50 metre yükseklikte yar olduğu ve taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde bulunmadığı belirtilmiştir.
Uzman orman bilirkişisi 26/05/2005 raporunda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 04/08/1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda tamamının orman tahdidi dışında olduğu ancak birbirine bitişik olan çekişmeli taşınmazların içinde değişik yaşta … ağaçları,keçi boynuzu, 5-6 yaşında … çam ağaçları ile maki bitkileri ve otsu bitkilerin % 80 oranında kapalılıkta bulunduğu, ortalama eğiminin % 60 olduğu … arazinin de benzer yapıda olup taşınmazların eğiminin teraslama yapılmak suretiyle düşürüldüğü belirtilmiştir.
Keşife dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, çeşmeli taşınmazların tamamının öncesinde rumlara ait olduğunu, Rumların köyden gitmesinden sonra taşınmazların bir bütün halinde mevcut dış sınırları ile,iskanen dağıtıldığını ,bu taşınmazların, iskan maliklerinden satın alma yoluyla davacılara geçtiğini, çok eskiden bu yerleri rumların bağ ve zeytinlik olarak kullandıklarını duyduklarını, ancak bağ ve zeytinlerin kuruduğunu, … ve efradı adına kayıtlı… mevkiindeki 5 ve 2 dönümlük 28 numaralı iskan tevzi defter kaydının köy ve mevkii olarak 1158 parsele uyduğunu,ancak iskan maliklerinin 1928 yılında Bergama’ya yerleştiğini ve bu taşınmazın, 1960 yılına kadar köylüler tarafından kullandığını, 1978 yılında kayıt maliki … mirasçılarının, iskan kaydına konu yeri davacılara sattığını,davacıların o tarihten itibaren zilyet olduklarını, ancak son 5-6 yıldır kullanılmadığından maki türü bitkilerle kaplandığını ve 1937 tarih 1155 sayılı vergi kaydının da bu taşınmaza ait olduğunu belirtmişlerdir. 1155 sayılı vergi kaydının 1156 parsele uyduğu, 54 numaralı iskan tevzi defter kaydının da mevkii olarak buraya uyduğunu, hududunda yazılı olan rum isimlerini tanımadıklarını, 1152 sayılı vergi kaydında güney hududu 1155 sayılı vergi kaydında batı hududu olan … 1161 ve 1290 parseller olduğunu, … hududunun ise … uçurum olan tapulama harici yer olduğu, deniz hududunun ise zeminde taşınmazlar ile arasında kot farkı bulunduğu, davacı ve katılanların dosyaya sundukları satış senetlerinin çekişmeli taşınmazlara ait olduğunu belirtmişlerdir.
Davacıların satın alma yoluyla … olduklarını iddia ettikleri 54 ve 28 sayılı iskan kayıtlarının eski malikinin Kargacı … olduğu,bu taşınmazların güney batı yöndeki komşu taşınmazı 1154 parselin, Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/225-253 sayılı kararı ile hükmen … … adına tesciline karar verildiği, … …’ın dayanağı ve satın alma yoluyla … olduğu, 36 sayılı iskan kaydının, doğu hududunun (çekişmeli taşınmazların bulunduğu yönü) ı … okuduğu, davacıların dayanağı 28 sayılı iskan kaydının da batı hududunun 36 sayılı iskan kaydının eski maliki … adını okuduğu gözlenmiştir.
Davacıların,dayanak iskan kayıtlarına sahiplerinden satın almak suretiyle … olduklarından iskan kayıtları geçerli ise de; … Mevkii’ndeki 54 sayılı, … Oğlu …, Validesi …’ye ait iskan kaydının hudutlarının; Doğusunun Deniz, Batısının Yani, Kuzeyinin Yani okuduğu ve 2 dönüm yüzölçümünde olduğu, yine aynı mevkideki 28 sayılı … Oğlu …’a ait iskan kaydının hudutlarının; Doğusunun Deniz, Batısının Çitoliyani, Kuzeyinin Delimanol ve Güneyinin Hıristo okuduğu, 2 ve 5 dönüm olmak üzere toplam 7 dönüm yüzölçümünde olduğu, iskan kayıtlarının hudutlarında genişlemeye elverişli zilyetlikle kazanmaya elverişli olmayan Rumlardan metruk arazi bulunduğu gibi çekişmeli taşınmazların da tahdit dışında olmakla birlikte üzerinde münferit orman ağaçları bulunan yüksek eğimli maki ile kaplı bulunması nedeniyle ,miktarı ile geçerli kayıt niteliğinde olduğu,bu nitelikteki kayıt miktar fazlası taşınmazların zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı, kaldı ki çekişmeli taşınmazların uzman bilirkişiler tarafından saptanan halihazır durumları itibarıyla, davacıların zilyetlikleri bulunmadığından, mahkemece kayıt miktar fazlasının kazanılamayacağı gözetilmeksizin çekişmeli parsellerin tamamının gerçek kişiler adına tesciline karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle, mahkemece yeniden yapılacak keşifte, davaya konu taşınmazların tespit dayanağı iskan defter kayıtları, yerel bilirkişiler ve … ehli aracılığı ile … parsellerin dayanakları ile denetlenerek 3402 Sayılı Yasanın 20/c, 21 ve 32/3 maddesi gereğince, 1154 parselin doğu sınırı sabit sınır kabul edilip ,sabit sınırdan başlamak suretiyle, yöntemince çekişmeli taşınmazlara uygulatılarak iskan kayıtlarının araya başka taşınmaz girmeksizin bir bütün olarak yüzölçümleri kadar kapsamı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazların konumunu ve iskan defteri kayıt sınırlarını … parsellerle birlikte gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir.
Anılan yönler gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı HAZİNE vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.