YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/686
KARAR NO : 2008/3857
KARAR TARİHİ : 13.03.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 22.03.2005 gün ve 2005/2410-3249 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde katılan davacı … … mirasçıları … … ve ark. vekili, davalı … mirascısı Gülhanım Kımna mirascısı … …tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1952 yılında yapılan genel kadastroda; … Köyü 45. Parsel sayılı 53466 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ekim 1951 tarih 55 sıra numaralı tapu kaydı ile Feriştah …, … …, … …, … …, … Gölcüklü ve … Hale … adına tesbit edilmiş, Orman Yönetimi, … ve … Karanın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı itirazları incelenmek üzere Gezici Arazi Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, Tapulama Mahkemesince itiraz hakkında bir karar verilmek üzere tutanak ve ekleri 1969 yılında tekrar Komisyona gönderilmiş, Tapulama Komisyonu 1975 yılında parselin ekli krokide (A) ile gösterilen 48300 m2 yüzölçümündeki bölümünün Ziraat Vekaletinin 08.04.1939 tarih ve 336/2-36 sayılı oluru ile istimlak edildiği ve bu olura bağlı olarak 30.06.1966 tarihinde düzenlenen istimlak haritasının kapsamında kaldığından söz edilerek orman niteliğiyle tapulama dışı bırakılmasına, (B) ile gösterilen 5166 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tapulama tesbiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş, bu karara karşı … (30.12.1977 de ölmekle mirasçısı … Büyükdeğerli) ve paydaşları vekili Avukat Hulusi Selek ile Saadet … taşınmazın Haziran 1337 tarih 22 ila 39 sıra numaralı tapular kapsamında kaldığı tapu sahipleri adına tescili, Orman Yönetimi taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmışlar, … … taşınmazın bir bölümünü tesbitten önce …’dan satın aldığı, … … ve … … taşınmazın ortak murisleri …’dan kaldığı mirasçıları adına tescili, Hazine taşınmazın Hazine adına tescili, … Asliye Hukuk mahkemesinin 1951/170-1952/51 sayılı kararı ile … … … payının kendisine geçtiği iddiasıyla davaya katılmışlar. Mahkemenin 19.11.1992 gün ve 1981/192-54 sayılı, 45 sayılı parselin kadastro tesbitinin iptaline, Orman Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 19.2.1987 tarihli rapor ve krokide (A) le gösterilen 10693 m2 bölümün orman olarak tesciline, (B) ile gösterlien 42012 m2 bölümün ise Ölü … oğlu … adına tesciline, davacılar … … mirasçıları ile … … ve … … ile Süreyya menteşeoğlunun tesbitten sonra devralmaya dayalı taleplerinde görevsizliğe, görevsizlik kararı dışında kalan diğer davaların reddine ilişkin kararının, Hazine tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairsinin 22.03.2005 gün ve 2005/2410-3249 sayılı kararıyla, Çekişmeli taşınmazın Orman Genel Müdürlüğünün 6.4.1939 tarih ve 336 sayılı yazısıyla … ilçesi 3406 hektar yüzölçümünde Toros-… çiftliği ormanlarının 15104 TL bedel üzerinden kamulaştırıldığı, bu istimlakın Hazine adına tescili için onaya sunulduğu, kamulaştırma ile büyük bir bölüm arazinin kamulaştırma sahası içinde kaldığı, ancak taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün 1942 tarihinde kesinleşen orman sınırı içinde (B) ile gösterilen bölümünün ise orman sınırları dışında bırakıldığı, ayrıca çekişmeli taşınmazın komşusu olan 44 sayılı parselin de kamulaştırma alanı içinde kaldığından Hazinenin davasının kabulü gerekeceği yönünde, Dairenin 19.03.1998 gün ve 1998/1549-3031 sayılı kararının bulunduğu tesbit edilen bu duruma göre temyize konu (B) ile gösterilen 42012 m2 bölümün 1939 Hazine adına istimlak edilen alanda kaldığının anlaşılmasına göre bu bölüme yönelik Hazine davasının kabulüne karar verilmesi ) gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararı taraflarına tebliğ edilmiş, Ölü … mirasçısı ve Gülhanım Kınma mirasçısı … …ile … … mirasçıları … … ve arkadaşları Dairenin kararının düzeltilmesini istemişlerdir.
Çekişmeli 45 sayılı parselin T.Evvel 1295 tarihli sicillerden gelen Haziran 1337 tarih 22 ila 37 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kalmadığından … Menteşeoğlu mirasçıları ile … Büyükdeğerli ve paydaşlarının davalarının reddine ilişkin hüküm, bu tapu kayıtlarına tutunanlar tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Karar düzeltme isteminde bulunan gerçek kişiler ile Orman Yönetimi ve Hazine arasında halli gereken uyuşmazlık, çekişmeli parselin Orman Genel Müdürlüğünün 06.04.1939 gün ve H.No 336, Şb2 36 Sayılı yazısı ve Ziraat Vekaletinin aynı tarihli oluru ile 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. Maddesinin A ve B fıkraları gereğince kamulaştırılan Toros ve … çiftliği ve bu kamulaştırma kapsamında oluşturulan T.Evvel 1295 tarih 23 numaralı sicilden gelen Haziran 1337 tarih 65 sıra numaralı tapu kaydı ve 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesinin A ve B bendine göre 1939 yılında orman olarak kamulaştırılıp, kamulaştırılmadığı, kamulaştırma haritası bulunmamakla birlikte, yapılan uygulamalar sonucu zeminde bulunan yerlerine göre kamulaştırılan alanda kaldığı saptanan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilip edinilemeyeceğine ve davacı gerçek kişiler yararına bu zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yada kamulaştırma alanında kalmıyorsa yine, davacı kişiler yararına zilyetlikle edinme koşularının oluşup oluşmadığı konusundadır.
Mahkemece; kesinleşmiş orman kadastrosu, tarafların tutundukları tapu kayıtları, kamulaştırmaya ilişkin belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman uzmanı bilirkişi, … elemanı bilirkişi ve Harita Mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve krokilerle, çekişmeli parselin … Büyükdeğerli ve paydaşlarının dayandığı …, Orman ve Koru gibi sınırlar okuyan ve ve yapılan uygulamada devlet ormanı sınırları içinde kalan değişir sınırlı tapu kayıtlarının kapsamının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek saptanacak olan tapu kayıtlarının yüzölçümüyle geçerli kapsamının dışında kaldığı, başka bir anlatımla … Büyükdeğerli ve arkadaşlarının dayandığı tapu kayıtlarının çekişmeli parsellere uymadığı, gerek Hazine adına 1951 yılında 5618 Sayılı Yasa hükümlerine göre kamulaştırmayla oluşturulan gerekse, T.Evvel 1295 tarih 23 sıra numaralı sicilden gelen Haziran 1337 tarih 65 sıra numaralı tapu kaydından 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. Maddesinin A ve B fıkraları gereğince kamulaştırma ile oluşturulan Mayıs 1939 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydının Kuzeyinde okunan Boğa Deresinden Güneydeki … Haneleri sınırına 9950 hadve (adım) mesafedeki ekli krokide (A) ile gösterilen nokta esas alınıp, Doğudaki Kancık taş, Batıdaki İnbil Deresi, Kuzeydeki Boğa deresi ve (A) noktası doğrusal hatlarla birleştirdiğinde, çekişmeli parselin bu tapu kaydı kapsamında kalmadığı, ancak Güney sınır olarak … köyü Cami Bozuğu mevkiindeki … evlerinin tapunun güney sınırı olarak kabul edilmesi halinde Mayıs 1939 tarih ve 14 nolu tapu kaydının çekişmeli parsele uyduğu, yine Orman Genel müdürlüğünün 06.04.1939 gün ve H.No: 336, Şubesi 2 36 sayılı yazısı ve Ziraat Vekaletinin aynı tarihli olurlarıyla yine Orman Genel müdürlüğünün 06.04.1939 gün ve H.No: 336, Şubesi 2 36 sayılı yazısı ve Ziraat Vekaletinin aynı tarihli olurlarıyla, “Araziye nazaran hudutları ayrı ayrı mütala edildiğinde, … Kemerden bed ile Kapniç mevkiinde, buradan göl sahiline ve … Çayı mansabı ve … aksi ceryanı ile Kızlandağı eteklerine izyal Maruza bit takip … Köyü çiftliği Hududu ile mepte hudut olan … … hududu ile çevrili … çiftliği ve icmali Hakaniye ve tapuya nazaran D: Kancık taş, K: Boğa Deresi G: … Ebniyesi, B: İnbil Deresi hudutları ile çevrili Toros Çiftliği” bir bütün olarak kabul edildiğinde, bilirkişiler tarafından tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanan zemindeki yerleri itibariyle, 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. Maddesinin A ve B fıkraları gereği kamulaştırılan alanın kapsamında kaldığı, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde, kısmen orman sınırları dışında bırakıldığı belirlenmiştir.
Aynı gün temyiz incelemesi yapılan Dairenin 2007/7615 esasına kayıtlı, Mahkemenin 25.10.2006 gün ve 200/33-2005/7 sayılı kararı ve ilgili dava dosyasının incelenmesinde; dava dışı … köyü 44, 46, 50, 57, 141, 167, 184, 188, 238, 239, 297, 353 ve 397 sayılı parsellere ilişkin birleştirilen dava dosyalarında, tapuya tutunan bir kısım davacılar, iddia, savunma, dava nedenleri ve delillerin bir birinin aynı olduğu yada çok benzediği, bu dosyalarda tapu kaydına tutunan … Büyükdeğerli, … Menteşoğlu, Celali … ve paydaşlarının T.Evvel 1295 tarihli sicillerden gelen Haziran 1337 tarih 22 ilâ 37 sıra numaralı tapu kayıtları ile bu kayıtların tedavüllerine ve bu tapu kayıtları kapsamındaki taşınmazların paylaşımına ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.08.1951 gün ve 1948/23-84 sayılı kararına ve eki olan krokiye dayandıkları, Hazinenin, bir yandan Orman Genel müdürlüğünün 06.04.1939 gün ve H.No: 336, Şubesi 2 36 sayılı yazısı ve Ziraat Vekaletinin aynı tarihli olurları ile 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. Maddesinin A ve B fıkraları gereğince yapılan kamulaştırmayla, Teşrinievvel 1295 tarih ve 23 numaradan Haziran 1337 tarih, 65 numaraya tedavül eden kaydın, 1939 yılında, 3116 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırılmasıyla oluşan Mayıs 1939 tarih ve 43 numaralı, çam, meşe ve Pırnar ormanı cinsli tapu kaydına; öte yandan, 1951 yılından itibaren 5618 sayılı Yasaya göre yapılan kamulaştırmalara dayandığı, bir kısım davacı yada katılan gerçek kişilerin de, kadastro tesbitinden önce yada sonraki işlemlere ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayandıkları, Hazinenin dayandığı T.Evvel 1295 tarih 23 sıra numaralı, sınırları Kancıktaş–Boğa Deresi– … Haneleri ve İmbil Deresi olan 4000 dönüm çam, meşe ve pırnallık ormanı nitelikli tapu kaydının, Haziran 1337 tarih, 65 numaraya tedavülü sırasında, Kuzeydeki Boğa Deresi ile Güneyde … Haneleri arasındaki mesafenin 9950 hadve(adım) olarak yazılı olduğu, ancak Mayıs 1939 tarih ve 43 numaralı tapu kaydının ve bu kaydın geldiği kayıtların harita yada krokilerinin bulunmadığı, Hazinenin, kamulaştırma ile oluşan bu kaydı dışında, 1951’den itibaren, 5618 sayılı Yasaya göre yapılmış kamulaştırma işlemlerinin varlığını ileri sürdüğü, Menteşoğlu mirasçılarının da dayandığı Teşrinievvel 1295 tarih, 15, 16,17, 18, 20, 21 ve 22 numaradan gelme kayıtlardan bir kısım yerlerin 31.08.1951 ve daha sonraki tarihlerde 5618 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca kamulaştırılması sebebiyle ifraz edilmişse de, bu kamulaştırma ve ifraza ilişkin harita ve ifraz krokilerinin de bulunmadığı, 3116 sayılı Yasa uyarınca yapılan orman tahdittinin 1942 yılında yapıldığı, dosyada mevcut belgelerden 4785 sayılı Yasanın dikkate alınmadığı, daha sonra yörede 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek, … bir orman sınırlandırmasının yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Sözü edilen parsellerin (bunlardan dava dışı 44 ve 46 sayılı parseller çekişmeli 45 sayılı parsele bitişiktir) T.Evvel 1295 tarihli sicillerden gelen Haziran 1337 tarih 22 ila 37 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kalmadığından … Menteşeoğlu mirasçıları ile … Büyükdeğerli ve paydaşlarının davalarının reddine ilişkin mahkeme kararları aleyhte temyiz olmadığından, yada temyiz itirazları Dairece red edilmekle kesinleşmiştir. Dava dışı bu parseller yönünden de, Temyiz eden gerçek kişiler ile temyiz etmeyen Orman Yönetimi ve Hazine arasında halli gereken uyuşmazlık, somut uyuşmazlıkta olduğu gibidir. Sözü edilen bu
dosyada dava konusu edilen parsellerin 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1.Maddesinin A ve B fıkraları gereği kamulaştırılan Toros-… Çiftliği kapsamında kaldığı tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanmıştır.
Orman Genel Müdürlüğünün 06.04.1939 gün ve H.No: 336, Şubesi 2 36 sayılı yazısı ve Ziraat Vekaletinin aynı tarihli olurları ile 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. Maddesinin A ve B fıkraları gereği orman olarak kamulaştırılan alanda kaldığı, gerek somut uyuşmazlıkta, gerekse dava dışı komşu 44 ve 46 sayılı parseller ile ilgili dava dosyalarında yapılan araştırma bilirkişi raporları ve krokileri ile sabit olan çekişmeli … Köyü 45 sayılı parselin, temyize ve karar düzeltme istemine konu (B) bölümü, kamu malı niteliği kazandığından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemez. Hukuk Genel Kurulunun oybirliği ile verdiği, 29.09.1973 gün ve 1971/1-913-738 Sayılı Kararında “…Bir taşınmaz Kamulaştırılmış olmakla, Kamu Malı niteliğini kazanacağı, kökleşmiş Yargıtay İçtihatlarıyla kabul edilmiş ve belli bir hukuk kuralı halini almıştır. Medeni Yasanın 633. Maddesinde kamulaştırma yoluyla taşınmaz mal iktisap edilebileceği ve tescilden önce dahi ona … olunabileceği açıklanmıştır. Kamulaştırma işleminin tapuya tescil edilmemiş olması sonuca etkili değildir” denilerek bu ilke aynen kabul edilmiştir.
Kadastro tesbitinin yapıldığı 1952 tarihinde yürürlükte bulunan 5602, Tapulama Komisyonun karar tarihinde yürürlükte bulunan 766 ve Mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre, Kadastro Mahkemesi taşınmazların tesbit tarihindeki hukuki durumlarını göz önünde bulundurarak karar vermekle görevli olup, kadastro tesbit tarihinden sonra … ve değişen haklar ve hukuki durumlar hakkında karar vermeye görevli değildir. Yörede ilk orman kadastrosu arazi kadastro tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşmiş, orman olarak kamulaştırma işlemi 1939 yılında yapılmış, kadastro tesbitinden çok sonra 1976 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması 10.09.1981 tarihinde ve 1988 yılında yapılan aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması da 14.10.1988 tarihinde ilan edilmiştir. Kadastro Mahkemesince kadastro tesbit tarihinden sonra davanın devamı sırasında yapılan yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile oluşan … duruma göre karar verilemeyeceği gibi, 3373 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince yargılama sırasında yapılan orman rejimi dışına çıkarma işlemleri kesinleşmez. Görülmekte olan dava aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraza dönüşmüştür. Orman rejimi dışına çıkarma işlemleri hakkındaki davalar da, Kadastro Mahkemesinde görülecek ve bu işlemlerin Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığı, taşınmazların kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölümlerinin hangi çalışmada orman sınırları dışına çıkarıldığı, miktarının ne olduğu, Kadastro Mahkemesince incelenip değerlendirilecektir. Mahkemece bu konularda bir araştırma yapılmamışsa da, aşağıda izah edilecek nedenlerle bu eksiklik sonuca etkili görülmemiştir.
6831 Sayılı Yasanın 7. maddesindeki “… her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti, orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince çıkartılan, 25.06.1970 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33., 25.07.1974 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosu Yönetmeliğinin 40., 20.05.1984 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Yapılacak Orman Kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 30., 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Yapılacak Orman Kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğinin 23. Maddesinin 1. fıkrasının B ve 15 Temmuz 2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 26. Maddesinin 1. fıkra b bendi hükümlerine göre, 3116 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılan orman alanlarının orman olarak sınırlandırılacağı, 1984 tarihli yönetmeliğin 30. ve 1986 tarihli yönetmeliğin 23. ve 2004 tarihli yönetmeliğin 26. Maddesinin 2. fıkralarındaki hükümlere göre, diğer ormanların yanı sıra 3116
Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi gereğince kamulaştırılan ormanların her hangi bir şekilde orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı, 3. fıkralarındaki hükümlere göre de, diğer ormanlarla birlikte kamulaştırılan orman alanlarının orman sınırları dışında kaldığı tesbit edildiğinde, orman sınırları içine alınarak haritasına işleneceği, arazideki orman sınırlarının buna göre düzeltileceği, tutanak defterinin sırası gelmiş sayfalarında bu durumun etraflıca izah edileceği, yine “Orman Niteliğinin Devamı” başlıklı, 1984 tarihli yönetmeliğin 38. 1986 tarihli yönetmeliğin 31. ve 2004 tarihli yönetmeliğin 34. Maddelerindeki “6831 Sayılı Orman Kanunun 1. maddesine göre, orman sayılan yerlerdeki ; Yanan orman alanları, muhafaza ormanları, milli parklar, izin ve irtifak … tesis edilen ormanlar, orman olarak kamulaştırılan ve orman rejimi içine alınan yerler, orman sayılan yerlerden olma niteliğini korurlar” hükmü gereğince, kamulaştırılan orman alanlarının her hangi bir zamanda yapılmış orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılmış olmasının, taşınmazın orman niteliğini değiştirmeyeceği, sonradan ve yeniden yapılacak her hangi bir işlemde orman olarak sınırlandırma olanağı bulunduğu, 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi gereğince kamulaştırılan orman alanları nitelik yitiremeyeceğinden, bu gibi yerlerin nitelik yitirdiğinden söz edilerek 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi yada 2896, 3302, 3373 ve 4999 Sayılı Yasalar ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma olanağı yoktur.
Dosya içindeki mahkeme kararı örnekleri ve ekli diğer evraktan, dava dışı olan ve dosyadaki kadastro paftasına göre çekişmeli parselin uzağında bulunan … Köyü 181 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … Yorgancıoğlu ve Şükran Olgaç adına tesbitine, Orman Yönetimi ve Hazinenin itiraz ettiği, taşınmazın Haziran 1337 tarih ve 65 nolu tapu kaydındaki Boğa Deresinden … Evleri sınırına göre 9950 hatve(adım) bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen yerde olduğu, 181 sayılı parselin de A noktasının güneyinde kaldığı gerekçesiyle … Yorgancıoğlu adına tesciline ilişkin, Mahkemenin 31.10.1997 gün ve 1994/3-23 sayılı kararının, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.06.1998 gün ve 1998/5156-6101 sayılı kararıyla “181 sayılı bu parsel 3116 Sayılı Yasa Hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları dışındaysa da, 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesinin A ve B bendi gereği yapılan 1939 kamulaştırma haritası içinde olduğundan Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi” gerektiğine değinilerek verilen bozma kararına, Mahkemenin, “bu parselin Haziran 1337 tarih 65 numaralı sicilden gelen Mayıs 1939 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalmadığı, Haziran 1337 tarih 65 no’dan gelen 1939 tarih 43 sıra numaralı tapu kaydının değişir sınırlı olduğu ve 181 sayılı parselin Hazineye ait tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı dışında olduğu” gerekçesiyle verdiği 14.04.2000 gün ve 1998/17-10 sayılı direnme kararının Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyizi üzerine, Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2000 gün ve 2000/20-1661-2000/1799 sayılı kararıyla, daire kararındaki gerekçeler aynen benimsenerek 1/42 oy oranıyla bozulduğu, … Yorgancıoğlu’nun karar düzeltme talebinin Hukuk Genel Kurulunun 28.3.2001 gün ve 2001/20-296-2001/309 sayılı kararıyla “… köyü 181 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu, T.Evvel 1295 tarih 23 sıra numaralı tapu kaydının Kuzeyinde okunan Boğa Deresinden Güneye doğru 9950 hadve(adım) mesafedeki Yüzbaşı evleri bulunduğu ve güney sınırında yazılı … evlerinin, bu evler olduğunun yerel bilirkişiler tarafından bildirildiği, 181 sayılı parselinde bu sınırlar dışında kaldığı gerekçesiyle, bozma kararı kaldırılarak, direnme kararının oy çokluğu ile onandığı anlaşılmakta ise de, ne sözü edilen mahkeme kararında, ne de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun direnme kararının onanmasına ilişkin kararında, … köyü 181 sayılı parselin bir an için Hazinenin tutunduğu Haziran 1337 tarih 65 nodan gelen 1939 tarih 43 nolu tapu kaydı kapsamında kalmasa dahi, 1939 yılında orman olarak, 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesinin A ve B bendi gereği kamulaştırılan ancak, haritası bulunmayan ve fakat yapılan keşifler ve uygulamalarda sınırları tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenen Toros ve … çiftliği kapsamında kaldığı anlaşılan taşınmazın durumu tartışılmadığı gibi, her dava,dosyasında bulunan delillere göre tartışılıp karara bağlanması gerektiği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığının ve kamulaştırma kararı kapsamında kalan taşınmazların, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilip edinilemeyeceği yönü ayrıca tartışılacağından, somut olayda sözü edilen Hukuk Genel kurulu kararı güçlü delil olamayacağı gibi, hükmüne uyulan bozma kararı gereği Hazine yararına oluşan usulü kazanılmış hak karşısında bu karar davacı Hazine aleyhine bir hak sağlamaz.
Aynı yerde bulunan aynı yerde bulunan4, 50, 51, 63, 64, 66, 67, 72, 73, 84, 86, 90 ilaa 108, 292, 293, 325, 326, 483, 484 ve 608 parsel sayılı 37 adet parseller hakkında Asım … ve arkadaşları ile Orman Yönetimi, Hazine ve Köy Tüzel kişiliği ile … … ve arkadaşları arasınad görülen ve parsellerin Hazine adına tesciline ilişkin … Tapulama Mahkemesininin 02.07.1964 gün ve 1954/3219-115 Sayılı kararını onayan 7. Hukuk Dairesinin 11.10.1965 gün ve 1965/4449-5605 sayılı kararında aynen “Davacı … … ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kayıtlarının nizalı parsllere ait olduğu, iş bu parsellerin Orman Tahdit Mazbata ve haritasının dışında kaldığı, davacı … … ve arkadaşlarınını dayandıkları tapu kayıtları muhtevası iken 3116 Sayılı Orman Yasası uyarınca Hazinece istimlak edilerek 31.05.1939 tarih ve 21, 22, 25, 28, 32, 39 numara ile Hazine namına tescil olunduğu, 1940 yılında o mıntıkada orman tahditi yapılırken nizalı parsellerin ormanın şümulü dışında bırakıldığı dosya muhtevası orman tahdit harita ve mazbatası kayıt örnekleri, keşif, mahalli bilirkişilerin mütalaaları ve mütehassıs bilirkişilerin krokili raporu ile tesbit edilmiştir. özeti duruşma tutanağına geçirilirek 1962/50 sayılı dosyaya nazaran davacı … Meteşe ve müşterekleri tarafından Orman Yönetimi hasım gösterilmek suretiyle 28.05.1940 tarihli dilekçe ile Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada Hazine uhdesindeki tapu kayıtlarının ve kendi tapularına düşürülen (istimlak edildiği) yolundaki şerhin iptali ve davalı Orman Yönetimin vakii el atmasının önlenmesini istemiş, asliye Mahkemesince talep dairesinde karar verilmiş ve işbu karar Orman Yönetimince temyiz edilmiş, Yargıtay Birinci Hukuk Dairesince sair temyiz itirazları yerinde olmadığı belirtilerek gayrimenkul üzerindeki bina durumlarının tesbiti lüzumuna işaretle hüküm bozulmuştur. İşbu dosya tapulama mahkemesine devredilmiştir. Hazine o davada taraf olmadığı için Hazine uhdesindeki tapu kayıtlarının iptali ve davacılara ait tapu kaydına düşürülen (istimlak edildiği) yolundaki şerhin kaldırılması yolundaki ilam Hazineyi bağlamaz. Davalı tarafın sebkeden zilyetlik süresi Hazine uhdesindeki tapu kaydı muvacehesinde iktisabı sağlamaz. Nizalı gayrimenkulların Hazine namına tescili cihetine gidilmesi isabetlidir.”şeklinde görüşlere yer verildiği, davaya konu 44 sayılı parselin hukuki konumunun yukarıda yazılı 7. Hukuk Dairesi kararına konu olan parsellerle aynı olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen bölümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle gerçek kişiler adına tesciline ilişkin mahkeme kararının, Çekişmeli parselin (B) ile gösterilen bu bölümünün 1939 yılında orman olarak kamulaştırılan sahada kaldığı göz önünde bulundurularak Hazine davasının kabulüne karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmasına ilişkin Dairenin 22.03.2005 gün ve 2005/2410-3249 sayılı kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yer alan sebeplerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 130.00.- YTL. para cezası ile Harçlar Yasası gereğince 22.90.- YTL. red harcının düzeltme isteyenlerden alınmasına 13.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.