Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10090 E. 2009/13020 K. 10.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10090
KARAR NO : 2009/13020
KARAR TARİHİ : 10.09.2009

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü, Ağzıaçık Mevkii 106 ada 725 parsel sayılı 3793,96 m² yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 563 parsele uygulanan tapu ve vergi kaydı miktar fazlası olarak zeytinlik niteliğiyle, aynı ada 772 parsel sayılı 697,53 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise çalılık niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilerek itirazsız olarak 23.08.2005’de kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazların dava dışı 563 ve 564 nolu parsellerle aynı tapu kaydı kapsamında kaldığını ve yıllardır zilyetliklerinde bulunduğunu belirterek Hazine adına olan tapu kaydının iptaliyle adına tescilini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 725 parselin Hazine adına olan tapusunun iptali ile krokide (A) ile işaretli 2837,53 m²’lik bölümün davacı adına tapuya tesciline, krokide (B) ile işaretli 956,43 m²’lik bölümün ise yeniden aynı vasıfla Hazine adına tapuya tesciline, 772 parsel yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından 725 parselin (A) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1990 yılında yapılıp kesinleşen 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın dava dışı 563 nolu parselle birlikte davacı tarafından zeytinlik olarak kullanıldığı, her ne kadar dayanak vergi kaydının bir hududu çamlık okuyor ve 3402 sayılı yasanın 20. maddesi gereği kapsamına itibar etmek gerekiyorsa da memleket haritasında bu alanın tarım alanı olarak görüldüğü, kültür arazisi olduğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, verilen karar dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; dava konusu taşınmaz dava dışı 563 parselle bütün olup bu parsele uygulanan ve davacının dayandığı iskan tapusunun miktar fazlası olduğundan bahisle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı tapu kaydına ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Dayanılan tapu kaydının güney sınırı mera okuduğu, vergi kaydının batı sınırı ise çamlık okumakta ve eylemli durumda da taşınmaz ormana bitişik bulunmaktadır. Dayanılan tapu ve vergi kaydı değişebilir sınırlar içerdiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi gerekir. Tapu ve vergi kaydı miktarı kadar yer 563 parsel olarak davacı adına tespit edilmiş ve kesinleşmiştir. Ayrıca, orman kadastrosunun kesinleştiği 1990 yılından kadastro tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı ile ilgili 20 yıllık sürede geçmediğine göre kayıt miktar fazlasının ormana el atma suretiyle elde edildiğinin kabulü zorunludur. Bu nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 725 sayılı parselin (A) ile işaretli bölümü yönünden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabulü göre de Hazine adına tapuda kayıtlı olan 725 sayılı parselin (B) harfiyle işaretli bölüm yönünden davanın reddine, bu bölümün önceden olduğu gibi tapu maliki Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken mükerrer sicil oluşacak şekilde yeniden Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 10/09/2009 günü oybirliği ile karar verildi.