Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13838 E. 2009/16066 K. 02.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13838
KARAR NO : 2009/16066
KARAR TARİHİ : 02.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 138 ada 62 parsel sayılı 32846,26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1939 tarih 86 ve 07.08.1940 tarih 2 nolu tapu kaydı uygulanarak … Ünal mirasçılarının zilyetliğinde olduğu ancak Hazineye ait tapu kaydının kapsamında olduğu belirtilerek tarla niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler satış senedi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın 3402 Sayılı Yasanın 36/1. gereğince verilen kesin mehile rağmen keşif giderleri yatırılmadığından ve dosya kapsamına göre davacılar davalarını ispat edemediğinden davanın reddine 138 ada 62 numaralı parselin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine tarafından yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede seri bazında yapılıp 09.06.1972 yılında ilan edilerek … 1. Kadastro Mahkemesinin 21.05.1999 gün 1995/41-1999/15 sayılı kararı ile kesinleşen orman kadastrosu, 09.06.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 25.11.2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 4999 Sayılı Yasa uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi işlemi vardır.
Hazinenin tutunduğu ve kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaza revizyon gören 18.05.1939 tarih 86 ve 07.08.1940 tarih 2 numaralı tapu kayıtlarının devlet ormanına bitişik olduğundan Orman Genel Müdürlüğünce kamulaştırılmasına karar verilerek 3116 Sayılı Orman Yasasının geçici 3. maddesi uyarınca bedel mukabilinde kamulaştırıldığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazın kamulaştırma haritasının kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesinde zorunluluk varsada, dayanak tapu kayıtlarına ait kamulaştırma haritası bulunamamaktadır. Kamulaştırma haritaya bağlanmadan yapılmıştır ve Çekişmeli taşınmaz ve etrafının orman olduğunun kabulü zorunludur. Kamulaştırılma işlemi ile o yer kamu malı niteliğini kazandığından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemezler. Tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamının belirlenmesi gerektiği düşünülse dahi dayanak tapu kaydının miktarı kadar yer kamulaştırılmakla orman olup, kayıt miktar fazlası da ormandır.
Dolayısıyla çekişmeli taşınmaz ve çevresi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemez. Hukuk Genel Kurulunun oybirliği ile verdiği, 29.09.1973 gün ve 1971/1-913-738 Sayılı Kararında “…Bir taşınmaz Kamulaştırılmış olmakla, Kamu Malı niteliğini kazanacağı, kökleşmiş Yargıtay İçtihatlarıyla kabul edilmiş ve belli bir hukuk kuralı halini almıştır. Medeni Yasanın 633. Maddesinde kamulaştırma yoluyla taşınmaz mal iktisap edilebileceği ve tescilden önce dahi ona … olunabileceği açıklanmıştır. Kamulaştırma işleminin tapuya tescil edilmemiş olması sonuca etkili değildir” denilerek bu ilke aynen kabul edilmiştir.
6831 Sayılı Yasanın 7. maddesindeki “… her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti, orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince çıkartılan, 25.06.1970 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33., 25.07.1974 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosu Yönetmeliğinin 40., 20.05.1984 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Yapılacak Orman Kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 30., 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Yapılacak Orman Kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğinin 23. Maddesinin 1. fıkrasının B ve 15 Temmuz 2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 26. Maddesinin 1. fıkra b bendi hükümlerine göre, 3116 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılan orman alanlarının orman olarak sınırlandırılacağı, 1984 tarihli yönetmeliğin 30. ve 1986 tarihli yönetmeliğin 23. ve 2004 tarihli yönetmeliğin 26. Maddesinin 2. fıkralarındaki hükümlere göre, diğer ormanların yanı sıra 3116 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi gereğince kamulaştırılan ormanların her hangi bir şekilde orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmasının bu yerlerin orman olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı, 3. fıkralarındaki hükümlere göre de, diğer ormanlarla birlikte kamulaştırılan orman alanlarının orman sınırları dışında kaldığı tesbit edildiğinde, orman sınırları içine alınarak haritasına işleneceği, arazideki orman sınırlarının buna göre düzeltileceği, tutanak defterinin sırası gelmiş sayfalarında bu durumun etraflıca izah edileceği, yine “Orman Niteliğinin Devamı” başlıklı, 1984 tarihli yönetmeliğin 38. 1986 tarihli yönetmeliğin 31. ve 2004 tarihli yönetmeliğin 34. Maddelerindeki “6831 Sayılı Orman Kanunun 1. maddesine göre, orman sayılan yerlerdeki; Yanan orman alanları, muhafaza ormanları, milli parklar, izin ve irtifak … tesis edilen ormanlar, orman olarak kamulaştırılan ve orman rejimi içine alınan yerler, orman sayılan yerlerden olma niteliğini korurlar” hükmü gereğince, kamulaştırılan orman alanlarının her hangi bir zamanda yapılmış orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılmış olmasının, taşınmazın orman niteliğini değiştirmeyeceği, sonradan ve yeniden yapılacak her hangi bir işlemde orman olarak sınırlandırma olanağı bulunduğu, 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi gereğince kamulaştırılan orman alanları nitelik yitiremeyeceğinden, bu gibi yerlerin nitelik yitirdiğinden söz edilerek 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi yada 2896, 3302, 3373 ve 4999 Sayılı Yasalar ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma olanağı da yoktur.
Mahkemece, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, farklı bir gerekçeyle reddine karar verimleş olması ve davanın reddine karar verildiği halde davalı hazine vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş doğru değilse de, davanın reddine ilişkin hüküm sonuç olarak doğru olduğundan ve bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasına “3402 Sayılı Yasanın 31/3. maddesi gereğince davalı Hazine vekili lehine taktir olunan 250 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilin tahsili ile davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/son. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 02/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.