YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4255
KARAR NO : 2009/6659
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyü 638 parsel sayılı 18840 m2 yüzölçümlü taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla davalı adına kayıtlı tapunun iptalini ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile Harita mühendisi … Saka tarafından düzenlenen 5.5.2008 tarihli krokide (A) işaretli 6515,28 m2 ve (B2) işaretli 1217,17 m2, (B3) işaretli 1624,55 toplam 9417 m2lik bölümlere ilişkin tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … yönetimi ve … adına Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden sonra 11.02.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1969 yılında yapılıp, 17.04.1970 tarihinde kesinleşmiştir.
1) Davalı … Bakanlığının temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve Çekişmeli 638 sayılı parselin 1969 yılında yapılıp, 17.04.1970 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosunda davalı … adına tespit edilerek tapuya tescil edildiği, daha sonra yapılıp 11.2.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda taşınmazın Harita mühendisi … tarafından düzenlenen 05.05.2008 tarihli krokide (A) işaretli 6515,28 m2, (B2) işaretli 1217,17 m2 ve (B3) işaretli 1624,55 m2 lik bölümlerinin kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, ayrıca … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/465-931 sayılı kararı ile taşınmazın 17145 m2’lik kısmının Karayolları Genel Müdürlüğü lehine kamulaştırılarak kamulaştırma kararının tapuya şerh edildiği, buna göre davada … yönünden davanın husumetten reddedilmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazının yerinde olmadığı belirlenerek tapu kaydının kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2) Davacı … Yönetiminin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına ve eski belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada B1 bölümünün tahdit dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bu yöne ilişkin davacı … yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE, Ne var ki, dava kısmen kabul edildiği halde davanın açılmasına davalı tarafın haksız davranışı ile sebebiyet vermediği gerekçesiyle, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan alınmamasına ve dava harcının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de bu değerlendirme doğru görülmemiştir. Şöyle ki;
Davalıların yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması için HUMY.’nın 94. maddesi hükmüne göre davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk celsede davayı kabul etmiş olması gerekir.
Somut olayda; davalıların haksız davranışı ile davanın açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilse dahi duruşmaya gelerek davanın reddini istemiş olmalarına göre, mahkeme masraflarının davalılara yükletilmesi gerektiği, yanında vekille temsil edilen Orman Yönetimi yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekillik ücretinin de takdiri gerekir. Davalıların, yazılı olduğu şekilde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan 5. 6 ve 7. fıkraların hükümden çıkartılarak bunun yerine, “Davacı … Bakanlığının harçtan muaf olduğu gözetilerek alınacak 188,95.-TL harçtan 94,50.-TL. harcın davalı kişiden alınarak Orman Yönetimine verilmesine ve davacı tarafça yapılan 340 tl yargılama giderinin davalılardan müştereken alınarak davacı … Yönetimine verilmesine” ve “davacı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden 500.-TL. vekalet ücretinin davalılardan müştereken alınarak davacı … Yönetimine verilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 16.04.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.