Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/7314 E. 2009/9295 K. 04.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7314
KARAR NO : 2009/9295
KARAR TARİHİ : 04.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ- … K.T.K.

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü…mevkiinde bulunan toplam 1 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 06.05.2005 tarihli … bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 7362,08 m2 yüzölçümlü taşınmazın zeytinlik niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1968 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. daha sonra 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulaması yapılmıştır. 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda taşınmaz fundalık niteliği ile tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporları ile çekişmeli taşınmazın kabule konu (A) ile gösterilen bölümünün, kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bulunduğu, davacı yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi taşınmazın 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olduğunu bildirmişse de, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisini düzenlememiş, tahdit haritası ile kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek aplike edilip taşınmazın tahdit haritasına göre konumu denetime imkan sağlayacak şekilde gösterilmemiştir. Dosyada tahdit tutanakları ve haritası bulunmadığından, orman kadastrosunun seri bazında mı yoksa bütün köy sınırları içindeki ormanları kapsayacak şekilde mi yapıldığı anlaşılamamakta ve bilirkişi raporunun doğruluğu denetlenememektedir.
Bu nedenle; mahkemece, 1968 yılında yapılıp kesinleşmiş orman tahdit haritası ve tutanakları, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memuru, bir ziraat mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla bu belgeler dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları ve tahdit haritası üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, memleket haritasında veya eylemli çalılık sayılan yerlerden ise ve eğimi de %12’den yüksek ise, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının (J) bendinin karşı kavramı gereğince, orman sayılan yer olarak kabul edilmesi gerektiği, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26 (a) ve (j) maddesi ile aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince “komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı”, bu nedenle çekişmeli parsel seri bazında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince “herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle” her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, parselin orman olmadığı anlaşılırsa, bu defa davacı gerçek kişi yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyedliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, çekişmeli taşınmaz ve çevresindeki diğer taşınmazların ya arsa yada ev ve müştemilatı olarak kullanıldığı gözetilerek, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; … bilgisine sahip … uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif … numuneleri alınıp, gerekirse ilgili kurumda incelettirilip, imar ihyaya konu olup olmadığı olmuş ise tarihi, … toprağı olup olmadığı ve … toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 04/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.