Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9681 E. 2009/11438 K. 08.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9681
KARAR NO : 2009/11438
KARAR TARİHİ : 08.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … ve … tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine vekili, tapuda davalılar adına kayıtlı … … Mahallesi 4851 ada 6 parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın 2/B uygulamasına bağlı arsa niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline dair verilen karar davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulmasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 15.06.1995 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre 1970 yılında makiye ayırma işlemi ve kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
31.01.2008 tarihli mahkeme hükmü davalılara ait adreste 10.04.2008 tarihinde “…” imzasına tebliğ edilmiş, davalılar 23.07.2008 tarihli temyiz dilekçelerinde, hükmün çocuklarına tebliğ edilmesi nedeniyle haberdar olamadıklarını ileri sürmüşlerdir. Dairenin 10.02.2009 tarihli geri çevirme kararı üzerine …’ın davalı …’in eşi, diğer davalı …’nin kızı olduğu, 1970 doğumlu ve tebligatı almaya ehil olduğu ve davalılarla aynı çatı altında yaşadığı anlaşılmıştır.Bu halde 10.04.2008 tarihinde yapılan tebligat, Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olup, temyiz dilekçesi H.Y.U.Y.nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davalılar tarafından 23.07.2008 tarihinde verilmiştir. Dairenin 10.02.2009 tarihli geri çevirme kararı üzerine, kararda belirtilmediği ve gerekmediği halde davalılara kararın yeniden tebliğ edilmiş olması (ki bunlar da … imzasına tebliğ edilmiştir.) sonuca etkili değildir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılardan … ve …’un temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine 08/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.