Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16537 E. 2011/2102 K. 03.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16537
KARAR NO : 2011/2102
KARAR TARİHİ : 03.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, katılan Hazine ve davalı … mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/5397-7960 sayılı 29.05.2008 günlü onama- bozma kararında özetle: “1- Davacı ile davalıların çekişmeli 18, 29, 30, 31 parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden:Çekişmeli 18 parsele 20.000 m2 yüzölçümündeki 764 nolu vergi kaydının revizyon gördüğü, tesbitin ise 37.400 m2 olarak yapıldığı, taşınmazın güney yönden tescil harici bırakılan ormanlık alana bitişik olduğu, halen üzerinde yer yer kızılçam ve meşe ağaçlarının bulunduğu, çekişmeli 29 ve 30 sayılı parsellerin 786 nolu vergi kaydının 31 sayılı parsele 773 ve 774 nolu vergi kayıtlarının revizyon gördüğü, bu kayıtların değişebilir sınırlı oldukları, dayanılan tapu kayıtlarının bu taşınmazları kapsamadığı ve taşınmazlar üzerinde davacıların zilyetliğinin de bulunmadığı, mahkemece bu olgular nazara alınarak vergi kayıtları miktar fazlasının bu parsellerden ayrılarak Hazine adına tapuya tesciline, kalan bölümlerinin ise davalı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verildiği anlaşıldığından bu parsellere yöneltilen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı …’in dava konusu ettiği tüm taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden;Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, davacı gerçek kişinin dayandığı K. Evvel 1327 tarih 162 nolu tapu sicilden gelen Şubat 1969 tarih 68 nolu davacı adına olan tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı, bu taşınmazlara davalı gerçek kişiler ya da mirasbırakanları adına yazılı olan vergi kayıtlarının revizyon gördüğü, davacının ve murislerinin çekişmeli taşınmaz üzerinde hiç zilyetliklerinin bulunmadığı, halen ve uzun yıllardan beri davalı gerçek kişiler tarafından kullanıldığı, çekişmeli 39 parselin tüm yönlerden tescil harici ormanlık alan ile çevrili ve eğiminin yüksek olduğu, üzerinde kızılçam, meşe ve başka orman ağaçlarının bulunduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacıların, davalıların ve müdahil Hazinenin çekişmeli 34 ve 38 parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden; çekişmeli 34 sayılı parsele 3000 m2 yüzölçümlü 776 nolu vergi kaydının revizyon gördüğü, bu parselin yüzölçümünün 11.450 m2 ve taşınmazın güneyden ormanlık alana bitişik olduğu, çekişmeli 38 parsele 7352 m2 miktarlı Ekim1952 tarih 136 nolu tapu kaydının revizyon gördüğü tesbitin ise 9500 m2 olarak yapıldığı, taşınmazın üç yönden ormanlık alan, bir yönden ise 2/B madde uygulamasına konu olan taşınmaz ile çevrili olduğu, bu taşınmazlara uygulanan vergi kayıtlarının açık yön bırakmaksızın çekişmeli taşınmazları kapsamadıklarının anlaşıldığına ve mahkemece kayıt miktar fazlası olan bölümlerin bu taşınmazlardan ifrazı ile Hazine adına tapuya tescili yolunda kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, bu parsellerin sınırlarında orman bulunduğu ve kayıt miktar fazlası olan bölümlerin ormandan açıldığı kabul edildiği halde miktar fazlası olarak ayrılan (A) harfli bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken tesbitteki vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi isabetsiz ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
4- Müdahil Hazinenin çekişmeli 17, 19, 20, 21, 22, 25, 32, 33, 35, 36, 37, 40, 41 ve 84 parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden:Hazine orman olarak tespit harici bırakılan taşınmazlar hakkında açılan davalarda davalı durumundadır. Ancak, daha sonra çekişmeli 82 ve 90 sayılı parseller dışında kalan tüm dava konusu parsellere uygulanan kayıtların miktar fazlası olan bölümlerinin Hazineye ait olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Aslında memleket haritası ve kadastro paftasındaki konumlarına göre çekişmeli bir kısım taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde oldukları saptanmış ise de Hazinenin katılımının sadece miktar fazlası olan bölümlere yönelik olduğu ve mahkemece kayıt miktar fazlası olan bölümler yönünden de Hazinenin davasının kabul edildiği, Hazinenin taşınmazların orman içi açıklığı oldukları hususunda bir davasının bulunmadığı, Hazine tarafından taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak orman içi açıklık yerlerden olduğu iddiası ile açacağı bir davada temyize konu bu dava kesin hüküm olmayacağı anlaşılmakla temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
5- Davalı … Yönetiminin 40 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Orman Yönetimi çekişmeli 39 ve 40 parseller ile 46 ve 47 parsellerin tapulama tesbitine itiraz etmiş, kadastro komisyonunca bu parsellerin 4 yönden ormanlık alan ile çevrili olmaları nedeniyle 776 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tesbit tutanakları iptal edilerek bu parsellerin ormana terkine karar verilmiştir. 40 parsel yönünden davacı Feriha Şahbenderler, 39 ve 40 parseller yönünden ise davacı … tapu kayıtlarına dayanarak Orman Yönetimi ile Hazine aleyhine dava açmışlardır. Yargılama sırasında 1990 yılında yörede yapılan orman kadastro çalışmasında 39 ve 40 parseller orman sınırları içine alınarak aynı çalışmada 40 parsel 2/B madde uygulaması ile orman niteliğini yitirdiğinden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış ise bu dosyada davalı olduğu düşünülmeden 2924 sayılı kullanım kadastrosu sırasında 4 tarafı ormanla çevrili olan ve kadastro komisyonunca ormana terk edilen bu parsele 1436 parsel numarası verilerek kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş, önce Hazine adına tapuya kaydedilmiş, daha sonra satış yolu ile … ve … adına tescil edilmiştir. Ne var ki; eldeki temyize konu dava nedeni ile 40 nolu parsel hakkındaki orman kadastro çalışması ile 2/B madde uygulaması ve taşınmazın mülkiyeti kesinleşmemiştir. 40 (1436 nolu) parselin 4 tarafı 1586 parsel sayılı Devlet Ormanı ile çevrili olduğundan 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde olup, özel mülkiyete konu olacak yerlerden değildir. Orman bütünlüğü içinde olması nedeni ile bu taşınmazın orman vasfını kaybettiği kabul edilemeyeceğinden, 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılması da yasaya aykırıdır. Yargılama sırasında yapılan orman kadastro çalışması ve 2/B madde uygulaması eldeki dava nedeni ile kesinleşmemiş, devam etmekte olan bu dava aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza dönüşmüştür. Kadastro hakimi, çekişmeli taşınmazın tesbit günündeki hukuki niteliklerini gözönünde bulundurarak karar vermekle yükümlüdür. Tesbit gününde taşınmaz devlet ormanıdır. Öyleyse, bu niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerekir. Çekişmeli taşınmazı kullanım kadastrosu sırasında usulsüz ve yolsuz olarak kesinleştirip tapuya tescil ettikten sonra satan kişi veya kuruluşlardan satın alan kişiler satış bedellerini sebepsiz iktisap kurallarına göre açacakları bir davada isteyebilecekleri” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu … Köyü eski 40, yeni 1436 parsel sayılı taşınmazla ilgili davacı … ve arkadaşlarının açmış oldukları davanın reddine, katılan Hazinenin vergi kayıt miktar fazlası ile ilgili açtığı davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı …, katılan Hazine ve davalı … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, yargılama sırasında 28.01.1991 tarihinde ilan edilen ve eldeki dava nedeni ile kesinleşmeyen orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 03/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.