Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1899 E. 2010/2075 K. 22.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1899
KARAR NO : 2010/2075
KARAR TARİHİ : 22.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı 03.06.2009 tarihli dava dilekçesi ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve cilt 106 sayfa 47 de tapuda kayıtlı tapu kaydına dayanarak 229 ada 2 parsel numarasıyla ve orman vasfı ile Hazine adına tespiti yapılan taşınmaz içinde kalan taşınmazının tespitinin iptali ile kendisi ile birlikte … ve … adına müştereken tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun 1980 yılında yapılarak kesinleştiği, Kadastro Yasası’nın 27. maddesi gereğince kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden sonra genel mahkemelerin görevli olduğu bildirilerek davanın görev yönünden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Tosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davalı … Yönetimi vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman 1978 yılında orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Madde uygulaması ile 1982 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmıştır.
Mahkemece çekişmeli 229 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yörede 1978 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu,. taşınmaz hakkında kadastro sırasında kadastro tutanağı düzenlenmeyerek 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince 229 ada 2 parsel numarası verilerek tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır. Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26.maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir (H.G.K. 28.11.2007 gün ve 2007/20-909-891).
O halde; bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, davanın genel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Mahkemece davanın bu nedenle görev nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, farklı bir gerekçeyle görev nedeni ile reddi karar verilmesi doğru değil ise de redde ilişkin hüküm sonuç olarak doğru olduğundan ve davanın görev nedeni ile reddine karar verilmiş olduğundan ve davanın görev yönünden reddine dair verilen kararlar nihai karar niteliğinde bulunduğundan davalı … Yönetimi lehine vekalet taktir edilmesi ve yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalı … Yönetimine verilmesi gerekirken, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin görevli mahkemece değerlendirilmesi karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 4. bendinin tamamen
2010/1899-2075
kaldırılarak bunun yerine, “Davalı idare tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3402 Sayılı Yasanın 31/3. maddesi gereğince davalı … Yönetimi vekili lehine taktir olunan 200.00.- YTL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı … Yönetimine verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.