Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2510 E. 2010/5125 K. 15.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2510
KARAR NO : 2010/5125
KARAR TARİHİ : 15.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki taşınmaza zilyet olan kişinin davası olduğunun ve üzerindeki muhtesatın da davacıya ait olduğunun yazılması davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … … 13.10.2008 tarihli dilekçesiyle, Hazine adına kayıtlı olan … Beldesi 2296 sayılı parselin … … … zilyetliğindeyken bu kişiden 27.08.2008 tarihinde satın aldığını, taşınmazın beyanlar hanesine kendisinin kullanımında olduğunun yazılmasını istemiştir. Katılan … … ise gerçek kişi taşınmazın kendisinin kullandığını bildirerek isminin beyanlar hanesine yazılmasını istemiştir. Mahkemece davacının çekişmeli taşınmazın bulunduğu köy nüfsuna kayıtlı olmadığı gibi, bu köyde ikamet de etmediğinin belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan zilyetliğin ve üzerindeki muhtesatın tapunun beyanlar hanesine yazılmasına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1978-1980 tarihleri arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 1.12.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre 1940 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı, 1978-1980 yılları arasında yapılıp kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasından etkilenmediği, 1987 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu niteliğiyle Hazine adına Haziran 1992 tarih ve 2083 sıra numaralı tapu kaydının oluşturulduğu, bu nitelikle Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmazlarda, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1995 yılında yapılan kullanım kadastrosunda, beyanlar hanesinde … … …’un kullanımında olduğu yazılıp, Hazine adına tesbit edildiği, daha sonra kullanıma ilişkin şerhin TKGM nün 1994/12-1995/3 sayılı genelgesi ile iptal edildiği, 01.08.1995 ila 01.09.1995 tarihlerinde yapılan askı ilanı sonunda kadastro tespitinin kesinleşmesiyle, tapuya Hazine adına kayıt edildiği, tapu kaydının beyanlar hanesine, 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazıldığı, taşınmazın üzerinde çoğunluğu 20-25 yaşında davacıya ait narenciye ağaçları bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel kadastronun ve 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kullanım kadastrosunun yapılmasından sonra, 30 günlük ve 10 yıllık hak düşürücü süreler dahi geçerek kesinleştiği, açılan davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı, 3402 Sayılı Yasanın “Bu Kanun Uygulanacağı Diğer Haller” başlığını taşıyan 33. maddesinin 3. fıkrası da “Bu kanunun uygulandığı yerler dışında bulunan taşınmaz mallar hakkında 14, 15, 17, 18, 20 ve 21. maddeler uygulanır.” Hükmünün bulunduğu bu maddeler dışındaki hükümlerin bu arada 3402 Sayılı Yasanın muhdesata ilişkin 19. maddesi somut olayda uygulanamayacağı gibi, … Belediyesinin 15.11.2005 tarihli yazısında, … köyünde belediye kurulmasının İçişleri Bakanlığının 27.08.1996 tarihli ve 96/46051 sayılı kararının, 29.08.1996 tarih ve 22742 sayılı resmi gazetede yayınlandığını, 18.4.1999 tarihli Mahalli İdareler seçimlerinde belediye başkanı seçildiğini bildirdiği, yine Orman Yönetimince … Köyünün ve Beldesinin orman içi köyü durumunda olmadığını bildirdiği, 6831 Sayılı Orman Yasasının Değişik 2. ve 2/B maddeleri uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin rayiç bedelleri üzerinden köylerde; öncelikle kullanıcısı orman köylüsüne, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise; kullanıcılarına doğrudan satılabileceği gibi, belediyelere ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devredilebilmesine olanak tanıyan 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesine İlişkin Yasanın 3. maddesinin, 04.10.2002 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 04.10.2002 gün ve 2001/382-21 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle, 4706 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulama olanağı kalmadığı, 4706 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile de 2924 Sayılı Yasanın satışa ilişkin ilgili maddeleri zımnen yürürlükten kaldırdığından ve 2924 Sayılı Yasanın da uygulanma olanağı bulunmadığından, bu nedenle hukuki boşluk meydana geldiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarih 1997/19-665/1018 sayılı kararında da “Bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi halinde iptal edilen kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin yürürlükten kaldırdığı veya değiştirdiği eski kanun hükümlerinin uygulanabilir hale gelmeyeceği ve kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceği, bu konuda hukuki boşluk meydana geleceği” Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri ve hukuki boşluk nedeniyle 2924 Sayılı Yasanın satışa ilişkin hükümlerinin, 6831 Sayılı Orman Yasasının Değişik 2. ve 2/B maddeleri uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerde 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, “… Beldesi’nin, belde olmadan önce de “orman içi köyü” olmayıp “orman kenarı köy statüsünde” bulunduğu bu nedenle 2924 Sayılı Yasanın uygulamayacağı, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan şerhin sahibine kişisel hak sağlayacağı, kişisel hakla ayni hakkın çatışması halinde; ayni hakka üstünlük tanınması gerekeceği, davacının kişisel hakka dayalı bir talep ve davası da söz konusu olmadığı, kaldı ki, davacının … Köyü nüfusuna kayıtlı olmadığı ve bu köyde oturmadığı ve Yine 27.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren ve 3402 Sayılı Yasaya eklenen Ek madde 4: “6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.” hükmü gereğince koşulları varsa yapılacak kadastroda muhdesat ile tasarruf edenlerin itiraz ve dava hakkının değerlendirileceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden davacı gerçek kişiye yükletilmesine 15/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.