Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7687 E. 2010/10954 K. 22.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7687
KARAR NO : 2010/10954
KARAR TARİHİ : 22.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.05.2003 gün 2003/2384-3815 sayılı bozma kararında özetle: “… Köyünde bulunan çekişmeli taşınmaz hakkında açılan tescil davasının kabulüne karar verilmişse de, yapılan incelemenin hükme yeterli olmadığı, 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında taşınmaza ne gibi bir işlem yapıldığının belirlenmesi, komşu parsel kayıtlarının getirtilmesi, 2002 yılındaki yenileme kadastrosunda ne işlem yapıldığının araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine göre tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 ve 11.06.1983 tarihlerinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Arazi kadastrosu 1954 yılınmda yapılmış, taşınmaz çay yatağı olarak tespit harici bırakılmış, 2002 yılında da herhangi bir yenileme çalışması yapılmamıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da karar gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Mahkeme gerekçesinde, fen bilirkişi raporunda (A) işaretli 3096 m2 yüzölçümlü çekişmeli taşınmazın, kuzeyindeki 124 ada 16 parsel ile birlikte 1982 yılında Hazineden kiralandığı, dolayısıyla sürdürülen zilyedliğin malik sıfatı ile olmadığı açıklanarak davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; dosyaya getirtilen kira sözleşmeleri ve ecrimisil ihbarnamelerinin 2000 m2 yüzölçümündeki, Hazineye ait 124 ada 16 parsele (eski 177 parsel) ait olduğu, davacının daha sonra 16 parseli Hazineden satın alarak 02.01.2004 tarihinde tapuda adına tescil ettirdiği anlaşılmaktadır. 2008 yılında yapılan keşif sırasında bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar da Hazineden satın alınan yer ile dava konusu yerin ayrı yerler olduğunu açıklamışlardır. Ancak, çekişmeli taşınmazın zilyedlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı ve kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde yapılan araştırma yetersizdir. Yörede kesinleşen orman kadastro çalışması olduğu halde, taşınmazın orman kadastro haritasındaki konumu uzman bilirkişiye incelettirilmeden karar verildiği gibi, çay yatağı olarak tespit harici bırakıldığı belirlendiği halde jeolog bilirkişiden rapor alınmamış, ziraat uzmanı da dinlenmemiştir.
O halde; mahkemece yörede yapılan orman kadastro çalışmasıyla ilgili harita ve tutanaklar ile komşu 176 parsele (Devlet Üretme Çiftliği) ait Nisan 1940 tarih 7 numaralı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileriyle getirtilmeli, Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile üç yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla,orman kadastro haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek, sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıkta en az 5 ya da 6 orman sınır noktası gösterilecek biçimde, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu belirlenmeli,taşınmaz kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ise dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü belirlenmeli,
Taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı,kira sözleşmelerinin bu taşınmazı da kapsayıp kapsamadığı ya da buraya ait ayrı bir kira sözleşmesi olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalı,
Somut olayın niteliği gereği ayrıca jeolog bilirkişiden, taşınmazın sınırdaki Dalaman Çayının etki alanında olup olmadığı, çayın ne zaman yatak değiştirdiği konularında rapor alınmalı ve taşınmazın renkli fotoğrafları eklenmeli,böylece toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.