YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10713
KARAR NO : 2011/15169
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, … ilçesi, … köyü, 106 ada 1 parsel sayılı 2080,10 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve kullanım şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın 1979 yılından beri … … köyü kurs ve okul taleplerine yardım derneğinin kullanımında olduğunu ancak taşınmazın kadastro tespit tutanağında davalı köy tüzelkişiliği lehine kullanım şerhi verildiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı kişi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1970 yılında yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması 02/09/1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
1) Hükmü katılma yoluyla temyiz eden Hazine vekiline mahkeme hükmü 25/05/2011 tarihinde, davacı …’in temyiz dilekçesi ise 14/06/2011 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise, 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 432. ve 433. maddelerinde öngörülen sırasıyla 15 ve 10 günlük yasal süreler geçirildikten sonra Hazine vekili tarafından 28/06/2011 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-) Davacı …’in temyiz itirazlarına gelince ise; Mahkemece, dava konusu taşınmazın eylemli durumu itibariyle değil 31/12/1981 tarihi itibariyle 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesinde belirtilen ve orman rejimi dışına çıkartılmasını gerektirecek şartları taşımadığı gerekçesiyle davacı kişinin tutanağın beyanlar hanesinde bulunan kullanıcı şerhinin lehine değiştirilmesi istemiyle açtığı davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya
kapsamı ve 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesindeki düzenlemeye uygun düşmemektedir. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen Ek madde 4’de “6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre Orman Kadastro Komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmü yer almıştır. Bu maddeye göre yapılan kadastro çalışmasında, öncesinde orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Hazine adına tespiti yapılıp fiili kullanım durumları ve varsa üzerindeki muhdesatın sahipleri belirlenmektedir.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz 2/B niteliğiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış yerlerden olup, çekişmeli taşınmazın 2/B niteliği itirazsız kesinleşmiştir. Mahkemece, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesindeki düzenleme gereğince taşınmazın varsa fiili kullanıcısını ve varsa üzerindeki muhdesatın kim ya da kimlere ait olduğunu, yani somut olayda davacının fiili kullanım ve varsa muhdesata yönelik iddialarını araştırarak oluşacak sonuca göre hüküm kurması gerekirken, taşınmazın 31/12/1981 tarihi itibariyle 2/B madde niteliğinde olmadığı halde 2/B madde kapsamına alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı kişinin temyiz itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE,
2) Yukarıda İkinci bentte açıklanan nedenlerle; davacı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.