YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11706
KARAR NO : 2011/12164
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Hazine ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü, 113 ada 608, 610, 612, 613 ve 614 parsel sayılı sırasıyla 4376,24 m², 1474,80 m², 1526,88 m², 5480,64 m² ve 1724,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden tarla niteliği ile ayrı ayrı davalılar adına tespit edilmişlerdir. Davacı … Yönetimi asıl ve birleşen davalarıyla, dava konusu parsellerin kısmen kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla dava açmış, 11.05.2011 günlü ıslah dilekçesiyle çekişmeli yerlerin kadastro tespitlerinin tamamen iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Hazine vekili 13.01.2011 günlü dilekçesiyle taşınmazların Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemenin 113 ada 612 parselle ilgili davanın reddine ilişkin kararının Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2006/15052-18104 sayılı 25.12.2006 günlü kararında özetle: “Mahkemece öncelikle, dava konusu parselin de içinde bulunduğu 46 ila 49 nolu orman sınır noktaları ile çevrili 3 numaralı orman iç parselinde bulunan 602 ila 611 – 613 ve 614 sayılı parsellerden davalı olanların dava dosyaları getirtilmeli; birisi hakkında verilecek karar diğerlerini de etkileyeceğinden, H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi gereğince birleştirilmeli; bundan sonra kadastro paftası ile orman kadastro tutanaklarındaki orman sınır noktaları uyumlu bulunduğuna göre, 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 9/son fıkrası gereğince hatalı tersim edilen orman tahdit haritasının doğru olarak yerine tersim edilip edilemeyeceği Orman Yönetiminden sorulmalı; yerine doğru tersim edilmesi halinde orman yönünden davanın konusunun kalmayacağı düşünülmeli, bu düzeltmenin yapılmaması halinde ise, birleşen dosyalardaki parselleri de kapsayacak şekilde yeniden keşif ve uygulama yapılarak 1994 orman tahdit uygulamasına ilişkin tutanak ve harita arazide bulunacak sabit noktalar ile taşınmazlara uygulanmalı; zeminde bulunmayan orman sınır noktaları bulunan diğer orman sınır noktalarından hareketle tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bulunup zeminde işaretlenmeli, çelişki olması halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve genel arazi kadastro paftasındaki yerine itibar edilemeyeceği, tutanaklardaki yön ve mesafe olarak tarif edilen ve … fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edilmesi gerektiği bilinmeli; bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren aynı renkle işaretli müşterek kroki düzenlettirilmeli; yine, dosyaya getirtilen alanlar cetvelinde 46, 47, 48 ve 49 nolu orman sınır noktaları ile çevrili 3 numaralı orman iç parselinin miktarı Tapu Kadastro Müdürlüğünce 33121,99 m2, orman kadastrosunda ise, 31870,00 m2 olduğu ve aradaki 1251,99 m2 farkın orman alanındaki daralmadan kaynaklandığı belirtildiğine, 3 numaralı orman iç parselinde bulunan parsel tutanakları ve dava dosyaları getirtilerek taşınmazların toplam yüzölçümleri saptanıp arada fark bulunup bulunmadığı, var ise, bunun hangi parsellerden kaynaklandığı belirlenmelidir.
Bu şekilde yapılacak inceleme ve araştırmada, taşınmazların kesinleşen orman tahdidi dışında kalması halinde, dosya içerisinde bulunan fotoğraflardan taşınmazların üzerinde orman ağaçları bulunduğundan, Hazinenin ihbar yoluyla davaya katılması sağlanmalı, Hazinenin davaya müdahil olarak katılması halinde ise; 6831 sayılı Yasanın 17/1-2. maddeleri gereğince taşınmazların orman bütünlüğünü bozan orman içi açıklığı konumundaki yerlerden bulunup bulunmadıkları belirlenmeli; orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde, bu kez 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri tanıklar da dinlenerek zilyetlik yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra diğer çekişmeli yerler hakkında açılan davalar bu dosya ile birleştirilerek davacı … Yönetiminin davasının kabulüne ve … köyü 113 ada 608, 610, 612, 613 ve 614 sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine, katılan Hazinenin davasının reddine karar verilmiş, hüküm katılan Hazine ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 14.12.1994 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 113 ada 608 nolu taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceği belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı …’in yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Hazine tarafından 13.01.2011 günlü dilekçeyle taşınmazların Hazine adına tescili istemiyle davaya katılma talebinde bulunulduğu ve mahkemece çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden oldukları belirlenerek karar verildiği anlaşıldığı halde Hazinenin davasının da kabulü gerekirken … olduğu şekilde davasının reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı …’in temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle; katılan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.