Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/15680 E. 2012/7321 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15680
KARAR NO : 2012/7321
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, …. köyü, 458 sayılı parselin 12519 m2 yüzölçümüyle kendisinin kullanımında olduğu halde, 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesiyle eklenen) Ek 4. maddesine göre yapılan güncelleştirme çalışmalarında özet bölümünde aynı yazıldığı, açıklama bölümünde ise 458 sayılı parselin yer almadığı, 457 parselden 459 sayılı parsele atlandığı iddiasıyla, yapılan güncelleştirmenin iptali ile parselin kendisinin kullanımında olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılmasını istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre dava, 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işlemi kesinleşerek tapuya bu nitelikte Hazine adına kayıtlı taşınmazın 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesinin 3. fıkrasına göre yapılan ifraz işlemine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 numaralı Ekip tarafından yapılıp 31.03.1981 tarihinde ilan edilen, itirazların incelenmesiyle komisyon çalışmaları da 14.06.1982 tarihinde ilan edilip, itirazsız yerlerde 31.03.1982, itirazlı yerlerde ise 14.06.1983 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 58 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1986 yılında yapılıp 22.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış olan ormanların kadastrosu ile 2896 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, yine 58 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1987 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve her hangi bir nedenle, orman sınırları dışında bırakılmış olan ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasa ile eklenen) Ek 4/1. maddesi gereğince “6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir. kadastro mahkemesinin genel olarak görevi 3402 sayılı Yasanın 25. maddesinde, zaman bakımından görev ve yetkisi ise aynı Yasanın 27. maddesinde düzenlenmiştir.
Kadastro müdürlüğü, davacı …’ın dilekçesine cevaben 16.02.2010 günlü ve 1193 sayılı yazısı ile; ….. köyü 458 sayılı parselin 26.07.1995 tarihinde tespit tutanağı düzenlenip kullanıcısının ….. evlatları ….., …, … ve …, ….. ve … olduğu beyanlar hanesine yazılarak tapuya tescil edildiği, 2009 yılında 2009/15 sayılı genelgeye göre yapılan güncellemede 458 sayılı parselle ilgili her hangi bir talep olmadığı için 458 parselle ilgili güncelleme yapılmadığından, aynı konuda genel mahkemelerde dava açılabileceği bildirilmiştir.
O halde, ….. köyünde 2009 yılında 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasa ile eklenen) Ek 4. maddesi hükmüne göre yapılan güncelleme çalışmalarında, çekişmeli ….. köyü 458 sayılı parselin çalışmaya konu edilmediği, hakkında tutanak düzenlenmediği gibi, güncelleme de yapılmadığı, bu parselde güncelleme yapılması gerektiği yönünde idareyi işlem yapmaya zorlayacak dava açılamayacağı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.