YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9952
KARAR NO : 2011/14691
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve … tarafından istenilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü 426 ada 15, 427 ada 39, 32, 33 ve 38 parsel sayılı sırasıyla 1219,95 m2, 2736.31 m2, 992,55 m2, 2295,90 m2 ve 1078,49 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, fındık bahçesi ve ağaçlık niteliğinde belgesizden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ölü … adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. … ise, dava konusu 426 ada 15, 427 ada 29-32-33-38 ve 39 sayılı parsellerde miras hakkı bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Daha önce Orman Yönetiminin açtığı davada, 427 ada 32-33-38 ve 39 sayılı parseller hakkında mahkemece verilen hükümler Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, ilk kez yapılan keşifte hazır bulunan orman bilirkişinin düzenlediği rapor çekişmeli taşınmazların her biri için nokta ve virgülleri dahil olmak üzere aynı açıklamaları içermektedir. Bu durum, her bir taşınmazın ayrı ayrı ve gerektiği gibi incelenmediği izlenimini uyandırmaktadır. Bundan ayrı, taşınmazların orman sayılmayan yer olduğu açıklandığı halde, konumu yeşil alanda gösterilmiştir. Bu çelişki ek raporla giderilemez.
Dosyada bulunan orijinal renkli memleket haritasının incelenmesinde iki ayrı bilirkişi raporundaki renklendirilmelerin orijinaline uygun olmadığı gibi her bilirkişinin taşınmazı farklı yerlerde gösterdiği de görülmektedir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmamış, çelişki giderilmemiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp, bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren,
yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davalar birleştirilmiştir. Orman Yönetiminin davanın kısmen kabulü ile dava konusu 426 ada 15 sayılı parselin tespit gibi tesciline, 427 ada 29-32-33-38 ve 39 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptalleri ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, …’nun davasının reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Davacı …’nun temyiz itirazları yönünden;
Mahkeme hükmünün davacıya 31/01/2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 16/02/2011 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Davacı … Yönetiminin dava konusu 426 ada 15 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar verilmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda açıklanan 1.bentte açıklanan nedenlerle; davacı …’nun temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) 2.bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin dava konusu 426 ada 15 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.