YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1087
KARAR NO : 2012/6791
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/11272-10769 sayılı bozma kararında; “Davacının, dayandığı tapu kaydının haritasının bulunduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasanın 20/a maddesine göre kayıt ve belgeler harita ve krokiye dayanmakta ve bunun yerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, kapsamlarının sözü edilen kroki ve haritaya dayanılarak belirlenmesi gerekir.
Dosyadaki orman ve ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde çeşitli meyve ağaçlarının bulunduğu bildirilmiş, ancak bunların sayısı, arazi üzerindeki dağılımı, yaşları belirlenmemiştir. Ayrıca, dava konusu 102 ada 1 nolu parsel 6482339.56 m2 yüzölçümünde geniş yüzölçümlü orman parseli olduğu ve bu parselin çeşitli bölümlerine kişiler tarafından birçok davalar açıldığı, mahkemenin ayrı ayrı esaslarında görüldüğü anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarının yerine uygulanması, dava konusu olan komşu taşınmazların denetlenmesi ve birbiriyle çelişik kararların verilmemesi bakımından 102 ada 1 nolu orman parseli hakkında açılan davalar birleştirilerek görülmesi gerekir. Diğer tarafta taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu belirtilmişse de orman bilirkişi raporuna ekli memleket haritasında dava konusu taşınmazın güney kısmının yeşil renkli ormanlık alanda kaldığı ve iğne yapraklı ağaçlarla kaplı olduğu görülmektedir. Yetersiz bilirkişisi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; davacıların dayandığı tapu kaydının yerel bilirkişiler ve fen bilirkişi marifetiyle mahallinde uygulanması, toplanacak tüm delillerle birlikte değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin krokide (B) işaretli 1448.19 m2 kısmı ile (A) işaretli 69,79 m2 kısmının tapu kaydının iptali ile Mehmet Dede mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan tapu uygulaması yetersiz olup denetime elverişli değildir. Dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren bütün tedavülleri ve revizyonları sağlıklı bir şekilde getirtilmemiştir. Ayrıca, tapu kaydının kadastro sırasında dava konusu taşınmaza uzak bir mesafedeki 149 ada 1 sayılı parsele revizyon gördüğü belirtilmiştir. Her ne kadar fen bilirkişi raporunda 149 ada 1 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının farklı olduğu belirtilmiş ise de, bu husus kayıt ve belgelerle tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu nedenle;
Mahkemece, öncelikle tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren bütün tedavüllerinin bilgisayar çıktısı şeklinde varsa haritası ile birlikte getirtildikten sonra yapılacak keşifte, yerel bilirkişiler yardımıyla ve kadastro fen bilirkişi marifetiyle 4753 sayılı Yasaya göre yörede yapılıp oluşturulan tevzi paftası getirtilip kadastro haritasıyla birlikte çakıştırılmak suretiyle zemine aplike edilmeli; davalının dayanağı tapu kaydı çevre komşu parsellerin dayanaklarını teşkil eden tapu kayıtlarıyla birlikte uygulanmalı; özellikle dava konusu taşınmaza uygulanan tapu kaydı ile taşınmaza komşu 149 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellere uygulanan tapu kayıtları birlikte uygulanarak uygulama keşfi izlemeye imkan verecek şekilde harita üzerinde gösterilmeli, harita üzerinde hudutların birbirlerini ne okuduğu, dağıtım ve tablendikatif cetvellerine bakılarak denetlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 20/A maddesine göre, “Kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırları itibar” olunacağından, çekişmeli taşınmazın tevzi haritası ve tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, plan ve krokinin fenni sıhhate haiz olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile örtüşüp örtüşmediği uygulama sonunda raporda tartışılmalı; keşif ve uygulama bilirkişilerinin düzenleyecekleri müşterek krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı; oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 08/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.