Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/12011 E. 2013/1250 K. 14.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12011
KARAR NO : 2013/1250
KARAR TARİHİ : 14.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş; Hazine, Medenî Kanunun 713/6. maddesi gereği çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle karşı talepte bulunmuştur. Mahkemece; davacının davasının kabulüne ve 27.05.2011 günlü fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1404,51 m²’lik taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı – karşı davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1974 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz tapulama harici bırakılmıştır. Bölgede 1965 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 1989 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit sınırları dışında kaldığı ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davasının kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın % 30- 40 eğimli, üzerinde 40 – 50 yaşlarında kara gürgen ve kayın ağaçları olan, uzun yıllardır tarımsal faaliyet yapılmayan çalılık görünümünde, toprak muhafaza karakteri taşıyan yer olduğu açıklanmıştır. 6831 sayılı Kanunun 1/j maddesinin karşı kavramından toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilerle örtülü yerler orman sayılır ve 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23. maddesi gereğince ve bilimsel olarak eğimi % 12’den fazla yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyacağından ve aynı Yönetmeliğin 26/j maddesi ile 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince bu tür yerler orman rejimine girdiğinden herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılmış olmaları bu yerlerin orman olma niteliğini ortadan kaldırmaz. Taşınmazın 30-40 yıldan beri kullanılmadığı da belirlenmiştir. Mahkemece gerekçe yapılan Sapanca Kadastro Mahkemesinin 1990/30-1997/64 sayılı dosyasında davacının satın aldığı Abdullah Yılmaz tarafından 2/B madde çalışmalarına itirazda bulunulduğu, o davada zilyetlik olgusunun tam olarak değerlendirilmediği gibi konusunun da farklı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle; mahkemece davacının davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı – karşı davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14.02.2013 günü oy birliği ile karar verildi.