Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/2964 E. 2012/7311 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2964
KARAR NO : 2012/7311
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Tapuda davalı  adına kayıtlı olan eski Duacı köyü 252 sayılı 8250  m2 yüzölçümündeki parsel, 5304 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın 22. madde 2. fıkra (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması  sırasında, 27842 ada 6 parsel sayısı, 7968,23 m2 yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tespit edilmiş, 3402 sayılı Yasanın 11. maddesine göre 09.06.2010 ilâ 08.07.2010 tarihinde ilan edildiği tutanak arkasına yazılmıştır.  Orman Yönetimi, davalı sıfatıyla … aleyhine 07.07.2010 tarihli dilekçeyle açtığı davada, parselin kısmen yörede 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığını ileri sürerek, bu bölümün tespitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece,  davanın REDDİNE, çekişmeli …. İli ….. ilçesi …. köyü eski 252, yeni 7968,23 m2 yüzölçümündeki 27842 ada 6  sayılı parselin tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına, dava konusu parselin yüzölçümünün ve sınırlarının düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi  tarafından temyiz edilmiştir. 
            Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın 22/a  maddesi gereğince yapılan,  kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine   itiraza ilişkindir.
            5304 sayılı Yasanın 6. maddesi  ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22/1. maddesi gereğince “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026’ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir. “Aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendi gereğince” tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde, birinci fıkra hükmü uygulanmaz.  İkinci fıkranın (a) bendinin uygulanacağı alanlar Tapu ve Kadastro Genel Müdürünün onayı ile belirlenir ve çalışmalara başlanmadan en az onbeş gün önce çalışma alanında, bölge merkezinde ve bölgenin bağlı olduğu il merkezinde alışılmış vasıtalarla duyurulur, ayrıca, varsa yerel gazete ile ilân edilir. Yapılacak çalışmalarda 2, 4, 14, 17, 19 ve 21’inci maddeler ile 13’üncü maddenin (B) ve 20’nci maddenin (B), (C) ve (D) bentleri hükümleri uygulanmaz.
          5304 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek- 1/1 maddesi  gereğince “Kadastro veya tapulama haritaları, arazi kontrolü yapılmak suretiyle sayısal hale getirilir. Yapılan çalışmaların sonucu, 11’inci maddeye göre ilân edilir ve ilân süresi içerisinde dava açılmayan taşınmaz malların kayıtlarında gerekli düzeltme yapılır”.
          Kadastro mahkemesinin genel olarak görevi; 3402 sayılı Yasanın 25. maddesinde; zaman bakımından görev ve yetkisi ise; aynı yasanın 27. maddesinde düzenlenmiştir. 3402 sayılı Yasanın 22/2.fıkra (a) bendi gereği yapılan tespitte taşınmazın mülkiyeti, çapı  ve yüzölçümü tartışma konusu edilemez, bu işlemde uygulama kabiliyeti bulunmayan ve harita tekniğine uymayan haritalar yerine, ülke koordinat sistemine uygun sayısal haritaları düzenlenerek, bu tespitin kesinleşmesi halinde tapu malikleri adına tapuya tescil edilir. 
          Mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği gibi, yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi işleminin yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı savıyla açılan davada Kadastro Mahkemesi görevli olup,  taşınmazın mülkiyetine ve niteliğine ilişkin davalarda kadastro mahkemesi görevli değildir. Somut olayda, Orman Yönetimi  Duacı köyü 27842 ada 6  sayılı parselin kısmen yörede 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdit içinde kaldığı, bu bölümün tespitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istediğine ve  dava dilekçesi  aynı zamanda mülkiyete ilişkin bir istem içerdiğine göre,  mülkiyete ve tasarrufa ilişkin bu davada  genel mahkeme görevlidir.
          O halde; mahkemece, çekişmeli parselin yenilemeden önceki ilk tesisinden itibaren, miktar, cins ve malik değişikliklerini, ifraz ve tevhitleri gösteren  tapu kayıtları,  tutanak ve  haritaları ile yenilemeden sonraki çapı haritası ve tutanağı, davalı tarafın tutunduğu mahkeme kararlarına ilişkin dosya asılları  getirtilerek, harita ve jeodizi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Yasanın 22/2. madde (a) bendiyle, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin 26.11.2006 gün ve 26361 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı saptanmalı, bu konuda bilirkişiden bilisel verileri içeren rapor alınmalı, şayet yapılan çalışmaların yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse, bu aykırılıklar giderecek hüküm kurulmalı, şayet çalışmanın yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı saptanırsa, Orman Yönetiminin dava dilekçesinde  aynı zamanda taşınmazın bir bölümünün kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olduğunu iddia ettiği ve bu davada kadastro mahkemesinin  görevli olmadığı gözetilerek, tasarrufa ilişkin bu dava  yönünden görevsizliğe karar verilmelidir.
          Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
          SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetimini temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/05/2012 günü oy birliği ile karar verildi.