Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4083 E. 2012/14537 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4083
KARAR NO : 2012/14537
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ile davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, Dalaman ilçesi, … Köyü, 114 ada 74 parsel sayılı 4578,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve davalı gerçek kişi lehine kullanım şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tesbit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, taşınmazın eylemli biçimde orman olduğu iddiasıyla orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü, 114 ada 74 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (B) ile gösterilen 2779,23 m² yüzölçümündeki bölümünün 114 ada 74 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile ayrı bir parsel sayısıyla orman vasfıyla Hazine adına tesbit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetim ile davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp sonuçları 1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 12.05.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Yasası’nın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; çekişmeli 114 ada 74 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı dosyada bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan tutanak örneğinde ise, taşınmazın bu dosya dışında mahkemenin 2010/136 ve 2010/213 esas sayılı dosyalarında da davalı olduğu yönünde şerh bulunduğu, yine aynı gün temyiz incelemesi yapılan aynı mahkemenin 2010/189-190 ve 191 esas sayılı (Dairenin 2012/9416- 9417 ve 9423) dosyalarına konu parsellerin de, mahkemenin 2010/136 sayılı dosyasında davalı olmaları nedeniyle Dairenin 2012/9416- 9417 ve 9423 sayılı dosyalarında verilen iade kararları ile, mahkemenin 2010/136 sayılı dosyasının aslî istenmesine rağmen dosyanın fotokopisi gönderilmiş, dosya fotokopisi üzerinde yapılan incelemede, … Avcı ve İsmetiye … isimli kişiler tarafından temyize konu bu davanın da konusu olan 114 ada 74 parsel sayılı taşınmazla birlikte birçok parsele karşı, 26.07.2010 tarihinde miras nedeniyle … hakka dayanılarak taşınmazın beyanlar hanesine tüm mirasçılar lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açıldığı ve gönderilen fotokopilerden 05.04.2012 tarihi itibariyle davanın derdest olduğu anlaşılmış ancak dosya aslı gönderilmediği için 05.04.2012 tarihinden sonraki celselerde davanın hükme bağlanıp bağlanmadığı yani dosyanın halen derdest olup olmadığı anlaşılamamıştır.
Kadastro davalarında, tutanak aslının dosyada bulundurulması ve çelişkili kararların verilmemesi ve infaz sırasında tereddüt yaratılmaması bakımından aynı parseller hakkında açılan davaların birleştirilerek görülmesi ve taşınmaz hakkında tek sicil (kayıt) oluşturulması usul hükmü gereğidir. Bu nedenle, aynı parselin dava konusu olduğu davaların H.Y.Y.’nın 166. maddesi gereğince birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ayrı ayrı görülmesi isabetsiz olmuştur.
O halde, mahkemece, öncelikle 2010/136 ve 2010/213 sayılı dava dosyaları getirtilerek, eğer mahkemenin 2010/136 ve 2010/213 sayılı dosyaları halen derdest ise, aralarında hukukî ve fiili yönden irtibat bulunan ve biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği dikkate alınarak, şayet 2010/213 sayılı dosyada da, 2010/136 sayılı dosyada olduğu gibi 114 ada 74 sayılı parsel dışında da dava konusu yapılan başkaca taşınmaz bulunması halinde, 2010/136 ve 2010/213 sayılı dosyalarda da, dava konusu olan 114 ada 74 parsele karşı açılan davalar, 2010/136 ve 2010/213 esas sayılı dosyalardan tefrik edildikten sonra, mahkemenin temyize konu bu dosyası ile H.Y.Y.’nın 166. maddesi gereğince birleştirilmesi ve bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, aksi halde yani 2010/136 ve 2010/213 sayılı dosyalar hükme bağlanmış ve kesinleşmiş ise, aynı parselle ilgili birbiri ile çelişkili ve infaz sırasında tereddüt yaratacak iki ayrı karara yol açmamak bakımından, öncelikle çekişmeli 114 ada 74 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı temyize konu bu dosya içine konularak, tesbit maliki Hazine ve lehine kullanıcı şerhi bulunan gerçek kişi bu dava da taraf olduğuna göre, mahkemenin kesinleşen 2010/136 ve 2010/213 sayılı dava dosyalarının bu davada taraf olmayan davacı gerçek kişilerinin davaya katılımı sağlanmak suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilip çekişmeli 114 ada 74 parsel sayılı taşınmaz hakkında tek sicil (kayıt) oluşturulabilmesinin sağlanması bakımından yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre ise, kadastro hâkimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğu halde mahkemece, dava konusu 114 ada 74 parselin redde konu krokide (A) ile gösterilen bölümü yönünden sicil (kayıt) oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetimi ile davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 17.12.2012 günü oy birliği ile karar verildi.