YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1564
KARAR NO : 2013/5990
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kadastro mahkemesinde açmış olduğu davada Çat İlçesi, Çirişli Köyünde yapılan çalışmalarda, babasına ait iken ölümü ile mirasçılarına kalan iki parça çayırlığın yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında ölçümünün yapıldığı, ancak; kendileri adına tespit edilmediğini ileri sürerek, adına tespit ve tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 3402 sayılı Kanunun 28/2. maddesi gereğince ilk oturuma kadar dava sebep ve delillerinin bildirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kanun hükümlerinin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki;
İncelenen dosya kapsamına göre davacının dava dilekçesinde delillerini bildirmiş olduğu, davaya konu ettiği taşınmazın da mevki ve sınırlarını açıkladığı görülmektedir. Bu durumda mahkeme bir fen elemanı eşliğinde tespit keşfi yaparak davaya konu edilen taşınmazın neresi olduğunu, kadastroca ne tür bir işleme tabi tutulduğunu, hangi parsel kapsamında kaldığını belirlemek zorundadır. Yapılacak uygulama sonucunda belirlenen parsele ait tutanak aslı getirtilerek davanın süresinde açılıp açılmadığı denetlenmeli, süresinde ise; davaya devam edilmeli, bir başka dosyada daha davalı olması durumunda; dava dosyalarının birleştirilmesi yönü düşünülmeli, itirazsız olarak kesinleştirilmişse; kadastro müdürlüğüne yazı yazılarak itirazlı hale getirilmeli ve işin esası incelenmelidir.
Yapılacak uygulama sonucunda belirlenen parsele karşı süresinde dava açılmadığı ya da taşınmazın hakkında tespit tutanağı düzenlenmeyen yerlerden olduğunun saptanması halinde ise, mahkemenin görevli olmadığı düşünülmeli ve sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Kaldı ki; 3402 sayılı Kanunun 28/2. maddesi gereğince hüküm kurulması durumunda dahi davanın reddine değil, açılmamış sayılmasına karar verileceği gözetilmelidir.
SONUÇ: Yakurıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 23/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.