YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1763
KARAR NO : 2013/6044
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil davacı … Yönetimi ile davalı … Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Beldesi, Yenimahalle Mahallesi, 114 ada 1 parsel sayılı 67.8517,57 m2 yüzölçümlü, 115 ada 1 parsel sayılı 46.127,52 m2 yüzölçümlü, 118 ada 1 parsel sayılı 19.357,29 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/41 Esas sayılı dosyada dava konusu olduğundan sözedilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesinde davacı … Köy Tüzel Kişiliği tarafından davalı … Belediye Başkanlığına karşı açılmış, Orman Yönetiminin müdahil olduğu, müdahalenin men’i davasında yargılama sırasında 2007 yılında kadastro çalışmaları başlaması ve çekişmeli taşınmazlara tutanak düzenlenmesi nedeniyle, görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Mahkemece Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/41 Esas sayılı dosyasında davalı olması nedeni ile malikhanesi boş olarak mahkemeye gönderilen Sivas Merkez … Beldesi Yeni Mahalle Mahallesine ait dava konusu 118 ada 1 parsel, 115 ada 1 parsel, 114 ada 1 parsel numaralı taşınmazların orman vasfı ile … adına tapuya tesciline, dava konusu taşınmazların malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına, Orman Yönetiminin müdahalenin men’i yönündeki talebinin reddine karar verilmiş, hüküm müdahil davacı … Yönetimi ve davalı … Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Müdahalenin men’i davası olarak açılan dava, yörede yapılan arazi kadastrosu sırasında dava konusu edilen yer hakkında malik hanesi boş kadastro tutanakları düzenlenmesi nedeniyle kadastro tesbitine itiraza dönüşmüştür.
Davacı köy tüzel kişiliğinin asliye hukuk mahkemesine açtığı müdahalenin men’i davası nedeniyle …-Yenimahalle mahallesi, 114 ada 1, 115 ada 1, 118 ada 1 sayılı parsellerin malik sütunu mahkemece belirlenmek üzere boş bırakılarak tesbit edilmiştir. Kadastro mahkemesince keşif yapılmadan, dosya re’sen seçilen bir harita mühendisine tevdi edilerek taşınmazlar hakkında memleket haritasındaki konumlarını gösteren krokili rapor alınmış, her ne kadar asliye hukuk mahkemesince çap ve paftaya bağlı olmadan yapılan keşifte orman bilirkişiden rapor alınmış ise de, o raporda taşınmazın orman vasfında olup olmadığını belirlemeye yeterli değildir.
Dava konusu taşınmazlar, kadastro sırasında malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tesbit edildiğine göre, kadastro hâkimi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2. maddesine göre re’sen araştırma yapmak zorundadır. Kadastro ile çekişmeli taşınmazlar ve çevresi çap ve paftaya bağlandığına göre, öncelikle davaya konu parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler, yapılmış ise tahdide ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği getirtilerek, kural olarak, 4785 sayılı Kanun gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp kesinleşmişse, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümleneceğinden, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir fen elemanı ve bir uzman ziraatçı bilirkişi ve yerel ve tesbit bilirkişileri huzuruyla yapılacak inceleme ve keşifte, öncelikle asliye hukuk mahkemesince yapılan keşifte, fen ve orman bilirkişi raporlarına ekli kroki ile malik hanesi boş olarak tesbit edilen 114 ada 1, 115 ada 1 ve 118 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro paftası çakıştırılarak, asliye hukuk mahkemesince bilirkişi krokisi ile sınırları belirlenen taşınmazların kapsamı içinde ancak malik hanesi boş olarak gönderilen taşınmazların kapsamı dışında hakkında tutanak düzenlemiş başkaca taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılarak, şayet başkaca taşınmaz ve taşınmazlar bulunduğu saptandığı takdirde, bu taşınmaz veya taşınmazların kadastro tutanakları da davalı olarak dosyaya getirtilmeli, davanın kapsamı belirlendikten sonra kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası uygulattırılmalı; taşınmazların konumu uzman orman ve fen bilirkişilere düzenlettirilecek tahdit hattı ile irtibatlı krokide gösterilmeli; eski tarihli resmî belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, bütün taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, hukuken ve bilimsel olarak ve H.G.K.’nun 15.11.2000 gün ve 2000/20 – 1663/1694 sayılı kararında açıklandığı gibi, eğimi % 12’nin üzerinde olan toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyan … veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 sayılı Kanunun 1/j bendi kapsamı dışında olduğu gözetilmeli,
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, mera araştırması yapılması gerekir. Bu nedenle, çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idarî merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı kanunlar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Kanun uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülkî Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise, mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden
getirtilmeli, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazların bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi, tanıklar, uzman bilirkişiler ve tesbit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, dava konusu taşınmazlar başında yapılacak keşifte, bölgede mera tahsisi yapılmış ise, mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idarî merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda tesbit tutanağı bilirkişilerinden olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tesbit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde, tesbit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tesbit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmazlar bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazın tesbit tutanakları içeriğine göre tesbitlerine bir kayıt ve belge esas alınıp alınmadığı dikkate alınarak, alınmamış ise tutanakların içeriğinde vurgulanan maddî ve hukukî olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları tesbitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, taşınmazların mera vasfında olup olmadığı tam olarak belirlenmeli,
3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2. maddesine göre gerektiğinde lüzum görülecek deliller re’sen toplanmalı ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Ayrıca, dava konusu taşınmazlar hakkında düzenlenen kadastro tutanakları malik hanesi açık olarak düzenlenip dosyaya gönderilmiştir. Bu durumda, 3402 sayılı Kanunun 30/2 maddesi gereğince hâkim, resen lüzum gördüğü bütün delilleri toplayarak taşınmaz malın tamamının niteliğini belirleyip, kimin adına tescil edileceğine karar vermek zorunda olduğundan, taşınmazlar orman yapıldığı halde Orman Yönetimi aleyhine harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ile davalı Belediye Başkanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harçlarının istek halinde yatıranlara iadesine 23.05.2013 günü oy birliği ile karar verildi.