Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/557 E. 2013/5146 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/557
KARAR NO : 2013/5146
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yayla Köyü 3354 ve 3555 sayılı parseller, 3402 sayılı Kanunun ( 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik ) Ek – 4 maddesi gereğince … kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tesbit edilmiş ve sonuçları 01/06 – 30/06/2010 tarihleri arasında ilân edilmiştir.
Davacı Hazine, 08/02/2011 tarihli dilekçesiyle taşınmazların dere yatağı ve eylemli orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek davalının kullanımında olduğuna dair şerhin silinmesini istemiştir.
Mahkemece kadastro mahkemesinin 2010/86 sayılı dosyasında aynı taşınmazlar hakkında aynı nitelikte dava bulunduğu gerekçesiyle davalının derdestlik ilk itirazının kabulüne ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro mahkemesinde derdest dava bulunduğu gerekçesiyle Hazinenin davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, sözü edilen 2010/86 sayılı dosyada köy tüzel kişiliği ve … tarafından açılan kullanım kadastrosuna itiraz davası bulunduğu, mahkemece davanın reddine ve taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği, ancak dairenin 02.02.2012 gün ve 2012/198-852 sayılı kararıyla “orman savıyla açılmış bir dava olmadan orman niteliğiyle Hazine adına tescile karar verilemeyeceği” gerekçesiyle bozulduğu ve davanın halen kadastro mahkemesinin 2012/9 sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi; “Kadastro mahkemeleri, kadastro mahkemelerine dava açıldıktan sonra, tesbitten önceki haklara dayanarak, aslî müdahil olarak katılanların iddiasına dair uyuşmazlıkları inceler ve karara bağlar.” hükmünü içermektedir. Bu kanunî düzenleme ile kadastro davası açıldıktan sonra üçüncü kişi ve kuruluşlara kadastro tesbitinden önce var olan bir hakka dayanılarak, görülmekte olan davaya katılmak suretiyle taşınmaz üzerinde herhangi bir iddia ileri sürme imkanı tanınmıştır. Çekişmeli taşınmazların kullanım kadastrosuna itiraz edildiği ve dava halen derdest olduğuna, davacı Hazine de çekişmeli 3354 ve 3555 parseller hakkında dava açtığına göre Hazinenin davasının 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesine göre kadastro mahkemesinde görülen 2012/9 Esasta kayıtlı davaya katılma olarak kabulü gerekir. Bu nedenle, mahkemece; Hazinenin iddialarının değerlendirilmesi bakımından görevsizlik kararı verilerek, dosya kadastro mahkemesine aktarılmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usûl ve kanuna uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 07/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.