Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/5098 E. 2014/9621 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5098
KARAR NO : 2014/9621
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında Aydınlı Köyü, 102 ada 1 parsel sayılı 25690,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına, Arpadere Köyü, 130 ada 2 parsel sayılı 47273,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman ve hali arazi niteliğiyle Hazine adına, Arpadere Köyü, 129 ada 10 parsel sayılı 5147,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliğiyle Hazine adına, Arpadere Köyü 129 ada 9 parsel sayılı 78,85 m² yüzölçümündeki taşınmaz, TV verici istasyonu niteliğiyle … adına, Arpadere Köyü, 129 ada 8 parsel sayılı 365,81 m² yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliğiyle Hazine adına, Arpadere Köyü, 129 ada 7 parsel sayılı 4180,18 m² yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı kişiler, taşınmazların kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın davacı … yönünden reddine, davanın … yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından esasa yönelik, … vekili tarafından vekâlet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1) Davacı … tarafından 130 ada 2, 129 ada 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ve … vekili tarafından vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına göre 130 ada 2 parsel ve 129 ada 7,8,9,10 parsellerin Arapdere Köyünde kaldığı, bu köyde 1992 tarihinde arazi kadastrosu yapılıp, 05/11/1992-07/12/1992 tarihlerinde ilân edilerek kesinleştiği, davanın 28/07/2008 tarihinde açıldığı, böylece 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği anlaşılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, davacı …’in davalı Hazine’ye açtığı davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece, davanın reddine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı … lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 5. bendinden sonra gelmek üzere “Davalı … vekili için Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 750.00.-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak PTT Genel Müdürlüğüne verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün bu kısmının 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı …’in 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre, davacılar tarafından 102 ada 1 sayılı orman parseli hakkında açılan tapu iptali ve tescil davasında mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, davacı 28/07/2008 tarihinde dava açtığı, kadastro tutanağı 31/07/2009 ilâ 31/08/2009 tarihleri arasında ilân edildiği bu nedenle kadastro tutanağının eldeki dava tarihine göre kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Taşınmazın kadastro tutanağı kesinleşmediğine göre görevli mahkeme genel mahkeme olmayıp kadastro mahkemesidir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup; temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın, yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sebeple, mahkemece yapılacak iş: çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağı kesinleşmediğinden, davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu düşünülerek görevsizlik kararı vermekten ibarettir.
SONUÇ:1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı … tarafından 130 ada 2, 129 ada 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ve … vekili tarafından vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu kısmının düzeltilerek ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı …’in 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu kısmının BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.