YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/25074
KARAR NO : 2008/6710
KARAR TARİHİ : 29.04.2008
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda;ilamda yazılı nedenlerle, davalı İski yönünden olayda bir kusuru olmadığından talebin reddine, 29.046,96 YTL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte diğer davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.03.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar ile davalılardan Kanalet İnş. San. Tic. A.Ş. adına kimse gelmedi. Davalı İski vekili Av….. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan gün de Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, davalı İski yararına takdir edilen 550.00-YTL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacılar vekili müvekkillerinin murisinin, davalılardan İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin müteahhidi olan diğer davalı …. San. ve Tic. A.Ş. ‘nin işçisi olarak çalışmakta iken 05.01.2001 tarihinde iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini, maddi ve manevi tazminat olarak 7.000.000.000 TL.’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili, mütevafanın Kanalet İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin işçisi olduğunu, işin tamamının bu firmaya ihale edildiğini, alt-üst işveren konumda olmadıklarını , aradaki sözleşme gereği, tüm kaza, hasar, kayıp, mali ve hukuki ve cezai bütün mesuliyetin müteahhide ait olacağını belirterek karşısında husumetten reddini talep etmiştir.
Mahkemece hükme dayanak alınan kusur bilirkişi raporunda, İSKİ Genel Müdürlüğü’nün işi Kanalet İnş. San. A.Ş.’ye bir bütün olarak verdiğini, bu nedenle İSKİ Genel Müdürlüğü ihale makamı olup asıl işveren olmadığından İSKİ Genel Müdürlüğü’nün kusursuz olduğu sonucuna varılmış bu nedenle, İSKİ’nin olayda kusuru bulunmaması nedeni ile talebin reddi ve hesaplanan tazminatın diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.
Bu tür davalarda BK.’nun 41. maddesi gereği kural olarak kişilerin sorumluluğunda kusur sorumluluğu esastır.Ancak kanun koyucu,sorumluluktan kaçınmayı önlemek, değişik olaylarda öne çıkabilecek sorunları gidermek veya adaleti sağlamak gibi çeşitli nedenlerle kusursuz sorumluluk hallerini de düzenlemiştir.Kusursuz sorumluluk hallerine en iyi örnek BK.’nun 55. maddesinde de düzenlenmiş olup maddede “başkalarını istihdam eden kimse istihdam ettiği kişilerin ve amelesinin hizmetlerini ifa ettiği sırada yaptıkları zarardan mesuldür” hükmünü içermektedir.
Olayımızda; üstünde durulması ve uygulanması gereken hüküm ise 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6. fıkrasıdır.Anılan madde de “bir işverenden iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan,iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu TİS’den doğan yükümlülükten alt işveren ile birlikte sorumludurlar” denilmektedir.
Somut olayda, davalı işveren İSKİ ile diğer davalı …. San. ve Tic. A.Ş. ile yaptığı sözleşme maddeleri incelendiğinde, özellikle sözleşmenin 10,11,23. ve devamı maddelerinde müteahhidin iş başında bulunduracağı elemanların isimlerini 10 gün içinde İSKİ’ye bildireceğini, İSKİ’nin bu elemanları kabul etmeyebileceği, teknik elemanların İSKİ’nin yazılı izni olmadan iş başından ayrılamayacağı, İSKİ isterse çalışanların sayısının arttırılıp azaltabileceğini isteyebileceğini ücret miktarı ve ödeme şekillerine müdahale edebileceğini işçi ücretleri müteahhit tarafından ödenmişse İSKİ tarafından istihkakdan kesilip ödeneceği her türlü denetim ve kontrolünün istendiği zaman yapılabileceği öngörülmüştür.Böylece İSKİ işin her aşamasında, müteahhit ile birlikte görev üstlenmiştir.Artık 3. kişiye haksız eylem sonucu verilen zarardan sorumlu tutulmalıdır.
Öte yandan müteahhide verilen işin Ömerli II. Hamsu İhale işinin İstanbul Su Kanalizasyon İdaresi (İSKİ)’nin yapması gereken işlerden olduğu da tartışmasızdır. Kendi görev ve sorumluluğundaki bir işi tümüyle veya anahtar teslimi adı altında bir başkasına vererek, 3. kişilere olan sorumluluktan kurtulması MK.’nun 2. maddesi hükümleri ile de bağdaşmaz. Kaldı ki iki işveren arasındaki sorumluluk hükümleri sözleşme dışındaki 3. şahısları da bağlamayacağı açıktır. Hukuk Genel Kurulu’nun 2000/11-9054 Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 30.05.2007 gün, 2007/7-302 E., 2007/317 K. sayılı Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/19-920, 2001/741 sayılı ilamları da bu yöndedir.
Şunu da belirtmek gerekir ki buradaki sorumluluk ile vekalet veya eser sözleşmelerindeki sorumluluğu birbirine karıştırmamak gerekir.Vekalet veya eser sözleşmelerinde vekil veya yüklenici, iş sahibine bağlı değildir.Yüklenici kendi hesabına çalışır. İş sahibine bağlı değildir.Bu hallerde işi verenin sorumlu olmayacağı tabidir.
Sonuç olarak İSKİ Ömerli II. Hamsu İhale hattı inşaatını diğer davalı …. San. ve Tic. A.Ş.’ye vermiştir. Aralarındaki sözleşme hükümlerinden İSKİ’nin işin yürütümünde denetim, kontrol ve tüm talimatların işçi çalıştırma sayısı işten çıkarma ve işe alma, ücret vs. konularında etkili olduğu İSKİ’nin gözetim ve talimatlarına uygun çalışan müteahhit ile üst işveren-alt işveren özelliklerinin tümünün bu olayda gerçekleştiği görülmekle, İSKİ’nin de belirlenen zarardan birlikte sorumlu tutulması gerekeceğinden davacının temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yukarda belirtilen nedenlerle çoğunluk görüşüne karşı olduğumu bildiririm