Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/13054 E. 2009/11974 K. 05.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13054
KARAR NO : 2009/11974
KARAR TARİHİ : 05.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.10.1997-12.04.2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait işyerinde 01.10.1997-12.04.2003 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığından eksik bildirilen sürelerin tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,davacının 01.05.2000-11.01.2001 ve 01.06.2001-07.04.2003 tarihleri arasında sürekli çalıştığına karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Bu gibi durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/2135-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10ç.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Toplanan delilere göre davacının 01.10.1997-2000/1, 11.01.2001-31.05.2001, 07.04.2003-25.04.2003 tarihleri arasında davalı işyerindeki çalışmaları tam olarak Kuruma bildirilmiştir.Dava konusu dönemlerle ilgili olarak dinlenen tanıkların bir kısmı davalının işyerinde davacı ile beraber çalıştığını belirtseler de dinlenen tanıkların hiçbiri dava konusu dönemde kayda geçen tanıklar değildir.Ayrıca davacının davalı şirket ortaklarından birinin kardeşi olduğu, kendi adı ve hesabına çiçekçi dükkanı olduğu iddia ve beyan edildiği halde bu konuda Vergi Dairesi ve …’dan sorularak yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı açıktır.

Yapılacak iş, öncelikle davacının tesbitini istediği ve eksik incelemeye konu olan 01.05.2000-11.01.2001 ve 01.06.2001-07.04.2003 tarihleri arasında eksik bildirime konu sürelerle ilgili olarak işverenden imzalı ücret bordroları istemek, imzalı ücret bordrosu olan dönemlerde imzalı ücret bordosundaki süreler kadar, olmayan sürelerde işverenin kayıtlarına geçmiş bu dönemin tamamında çalışan bordro tanıkları, bulunamadığında bu dönemler için iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken, işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları veya işverenleri gibi kişilerin dava konusu döneme ilişkin bilgilerine başvurmak , davacının kendi adına çiçekçi dükkanına sahip olup olmadığı , sahip ise davaya konu dönemlerde kendi adı ve hesabına faaliyetini sürdürüp sürdürmediğini vergi dairesi,meslek odası,Belediyeden sormak gerekirse zabıta araştırması yapmak,1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı bulunup bulunmadığını araştırmak, tüm deliller toplandıktan sonra bir arada değerlendirilip sonucuna göre eksik bildirilen çalışmalarla ilgili bir karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı işverene iadesine, 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.