YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17412
KARAR NO : 2009/14869
KARAR TARİHİ : 16.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 8.1.2003- 31.12.2004 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı …’e ait iş yerinde 13.03.2000-21 05.2002 ile 08.01.2003-31.12.2004 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; istemin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç doğru değildir .
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalıya ait iş veren tarafından imzalanmış, 17.10.2001 tarihli bonservis belgesinde davacının 23.08.1993-17.10.2001 tarihleri arasında teknisyen olarak çalıştığının yazılı olduğu, davacının çalıştığını idda ettiği Telra Elektronik adlı iş yerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınmadığı, davalı … adına 1999-2003 yılları arasında Radyo Televizyon ve Beyaz Eşya Servisi olarak vergi kaydının bulunduğu, davacının 17.01.1994 tarihinde çırak olarak çalışması ile ilgili Çıraklık Eğitim Merkezinden giriş bildirgesi verildiği, davacının çalışmaları ile ilgili fotoğrağlar ibraz ettiği, ayrıca Telra Elektronik servis A.Ş tarafından davalı …’e yetkili servislik sözleşmesinin 04.06.2002 tarihi itibari ile sona erdiğinin bildirir ihtar gönderildiği, uyuşmazlık konusu dönemde davacının başka bir iş yerinde çalışmalarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Davacının çalışması ile ilgili işveren tarafından imzalanan bonservis belgesinde 23.08.1993 tarihinden itibaren çalıştığının yazılmış olması ve 17.01.1994 tarihinde çırak olarak çalışmaya başladığı ile ilgili Kuruma Çıraklık Eğitim Merkezi tarafından giriş bildirgesi verilmiş olduğu da gözetilerek öncelikle Çıraklık Eğitim Merkezinde bulunan davacıya ait çıraklık dosyası getirtilerek varsa işveren ile davacı arasındaki çıkarlık sözleşmesini araştırmak, ayrıca davalı ile Telra Elektronik Servisi A.Ş arasında yetkili servis sözleşmesi imzalanmış olduğu anlaşıldığından, Telra Elektronik Servis A.Ş den davalı … ile ilgili bulunan sözleşme ve belgeler ile davacının iş yerinde yetkili teknik eleman olduğu ile ilgili bilgi ve belgeler var ise istemek, iş yerinde bulunan 2000 yılı ile 31.12.2004 tarihleri arasındaki fatura, irsaliye teslim tesellüm, belgeleri ile servis fişleri işverenden istenerek bilirkişi aracılığı ile davacıya ait bilgi ve kayıtları inceletip, dinlenen tanık anlatımları sonuca gitmeye yeterli olmadığından zabıta marifetiyle tespit edilecek, işyerine ihtilaf konusu dönemde komşu olan, kayıtlı iş yeri sahiplerini ve adreslerini açık ve net olarak belirleyip, Belediyeden ve Vergi Dairesinden bu iş yerlerinin kayıtlarını getirip komşu ve yakınlıklarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtları SGK’dan getirtilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.