YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17602
KARAR NO : 2009/14695
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde Mart 1979 -Kasım 1985 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı iş verene ait otel iş yerinde Mart 1979-Kasım 1985 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını ileri sürerek sigortalılık sürelerinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulu ile davacının 1.4.1981-1.11.1985 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Davacıya ait 20.8.1979 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içerisinde o tarihte işyeri adına kayıtlı bulunan dava dışı … tarafından verildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, davalı iş verenler tarafından işletilen 148340.34 sigorta sicil sayılı iş yerinden sigortalı girişinin yapıldığı hizmet çetveline göre de aynı tarihte çıkışının gösterilip herhangi bir çalışma günün bildirilmediği bundan sonrada değişik iş verenler yanında 1.8.19988 tarihinde çalışmalarının bulunduğu görülmüştür.davaya konu 148340.34 sigorta sicil sayılı iş yeri 1.8.1973 tarihinde dava dışı … adına … Palas oteli olarak 506 sayılı yasa kapsamına alınmış 1.4.1980tarihinden itibaren davalılıra devri nedeniyle … –… … Palas oteli olarak unvan değişikliği yapılarak 23.2.1994 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı görülmüştür.
Davanın yasal dayanağını oluşturan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları bulunduğu halde sadece 1884 yılı 1 ve 2. dönem bordrolarında adı geçen tanık … Gedik ile 1983 /2. ve 3. dönem bordrolarında adı geçen… anlatımı ile yetinilerek sonuca gidildiği ortadadır.
Öte yandan davacı 1962 doğumlu olup erkektir.1982-1984 yılları arasında askerlik yapma ihtimali bulunmakta olup davacının askerlik yapıp yapmadığı yada askerlikten muaf tutulduğuna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır.
Yapılacak iş; uyuşmazlık konusu döneme ait S.S.K.’ya verilen ve dosya içersinde bulunan dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar arasından ihtilaflı dönemin tamamında adı geçen ve özellikle 1980-1985 dönemde de bildirimi bulunan re’sen tesbit edilecek tanıkların bilgilerine başvurmak, Bordro tanıklarının adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra askerlikle ilgili araştırmada yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.