Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/18185 E. 2010/1003 K. 09.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18185
KARAR NO : 2010/1003
KARAR TARİHİ : 09.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olmadığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Davacı çalışma gücü ve imkânının gerek fiziken gerekse aklen müsait olmadığı halde davalı Kurumun davacıyı 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil ettiğinden bahisle, Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, davacının kimlik bilgilerinin sigortalılık bilgileri ile uyumlu ise de davacının her iki elini kullanamadığı ve okuma yazma bilmediği, sigortalı olarak tescil için kuruma müracaat edemeyecek durumda olduğundan bahisle davanın kabulü ile … sigortalılığının iptaline karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce resen göz önünde tutulur.
Davacı veya davalının dava ehliyetinin bulunmadığı yargılamanın devamı sırasında tespit edilirse bu tarafa vasi tayini için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 404/2.maddesi gereğince davaya bakan Mahkemece kişinin ikametgâhı Sulh Hukuk Mahkemesine ihbar da bulunularak atanacak vasinin huzuru ile davaya devam edilmek gerekir. Somut olayda davacının aklen ve fiziken malul olduğu dava dilekçesinde ileri sürülmektedir. Yargılama sırasında davacının 2022 sayılı Yasa gereğince aylık aldığı da beyan edilmiştir. Öte yandan 1956 doğumlu davacıya 2022 sayılı Yasa gereği gelir bağlanabilmesi ancak başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde özürlü olduğunun saptanması ile mümkün olduğu ortadadır. Hal böyle olunca ve özellikle 1956 doğumlu davacıya 2022 sayılı Yasa gereği gelir bağlandığının ve davacının aklen ve fiziken malul olduğunun ileri sürülmesine göre davacının dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı … Başkanlığının (…’un) bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.