YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10338
KARAR NO : 2010/7452
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurumca re’sen yapılan işyeri tescilinin iptaliyle, tahakkuk ettirilen prim ve geçikme zammının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı Kurum’ca re’sen yapılan işyeri tescilinin iptali ile re’sen Tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı Kurum’ca, … isimli bir kişinin yazılı müracaatı üzerine davalı Kurum müfettişi tarafından davacının avukatlık bürosunda yapılan denetimde … isimli kişinin sigortasız olarak çalıştırıldığının 13.04.2005 tarih ve 320 sayılı raporla tespiti üzerine davacı adına re’sen işyeri tescilinin yapılarak prim ve gecikme zammının tahakkuk ettirildiği, sigorta müfettişince tutulan 27.06.2005 tarihli tutanakta, 1986 doğumlu …’ nun davacıya ait avukatlık bürosunda olduğunun, kapıyı bu kişinin açtığının, işyerinde başka kimsenin olmadığının, …’nın beyanında üniversiteye hazırlanmak için davacının olmadığı vakitlerde bürosunu kullandığını, ücret almadığını ifade ettiğinin tesbit edildiği, tutanakta sigorta müfettişinin ve işyerinde bulunan …’nın imzalarının olduğu, davacının imzasının olmadığı,06.07.2005 tarihli kısmi denetim raporunda , işyerinin 27.06.2005 tarihi itibariyle 8310 işkolunda tasnif edilmesi gerektiğinin, işyeri bildirgesinin süresinde verilip verilmediğinin kontrol edilerek, verilmediğinin anlaşılması halinde 506 sayılı Yasa’nın 140/a maddesince işlem yapılmasının,… isimli kişinin 27.06.2005 tarihinde işe giriş bildirgesinin Kurum’a yasal süresinde verilip verilmediğinin kontrol edilerek sonucuna göre işlem yapılması gerektiğinin bildirildiği,davalı Kurum’ca davacıya 25.09.2007 tarihinde 5.45 TL prim borcu tahakkuk ettirildiği,davacının çıkarılan prim borcuna karşı davacı 25.09.2007 tarihinde itiraz ettiği,itirazın 24.12.2007 tarihinde Komisyonca reddedildiği,red kararının 31.12.2007 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 24.01.2008 tarihinde 1 aylık süre içinde süresinde bu davanın açıldığı, Sungurlu Sulh Ceza Mahkemesinin 13.04.2007 tarih ve 2007/89 D. Iş sayılı dosyasında; işe giriş bildirgesi verilmemesi sebebiyle idari para cezası tahakkukuna ilişkin karara itiraz eden davacı …’nun Çorum SGK İl Müdürlüğünün 02.02.2007 tarihli komisyon kararına yaptığı itirazının kabulü ile … hakkında Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü Çorum Sigorta İl Müdürlüğünün 04.04.2006 tarih ve 012287 sayılı idari para cezası tutanağının iptaline ilişkin kesin olarak karar verildiği ,Çorum İdare Mahkemesi Başkanlığının 24.04.2008 tarih, 2007/521 Esas ve 2008/294 Karar sayılı dosyasın da; davacı … tarafından SGK aleyhine açılan prim hizmet belgelerini süresinde vermemekten tahakkuk ettirilen idari para cezasının iptali davasının reddine karar verildiği, itiraz üzerine Kırıkkale Bölge İdare Mahkemesinin 19.11.2008 tarih ve 2008/353-383 esas-karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, somut olayda dava dışı … ’nun davacıya ait işyerinde fiili olarak çalışıp çalışmadığı konusunda mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kurum’a verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen tüm diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; mahkemece açıklanan şekilde dava dışı … ’nun fiili çalışmasının varlığı yöntemince araştırılmadan uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan kayıtlara geçmiş komşu iş yeri sahibi veya çalışanı tanıkların beyanlarına başvurulmadan, … ’nun üniversite sınavına girip girmediği , davacı adına mahkemelerce gönderilen tebligatları alıp almadığı, mahkemelerde iş takibi yapıp yapmadığı araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; … ’nun 2005 yılında üniversite giriş sınavına girip girmediğini ilgili Kurumdan sormak, davacı adına Mahkemelerce gönderilen tebligatları alıp almadığı ve mahkemelerde iş takibi yapıp yapmadığını araştırmak, zabıta, maliye ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmasının niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.