Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11796 E. 2010/1812 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11796
KARAR NO : 2010/1812
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 72.496.82 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi DAVALILAR vekilince istenilmesi ve de duruşma talep etmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.02.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar adına gelmedi. Karşı taraf vekili Av. Bayram Toksoy geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere temyiz edenin sıfatına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 28.09.1998 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %100,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan ve yardıma muhtaç olan sigortalının kesinleşen kısmi davada saklı tuttuğu bakiye maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece kesinleşen kısmi davada noksan kalan maddi tazminatının tahsiline karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dava nitelikçe sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesine ilişkindir. Gerçekten; Mahkemenin kısmi davaya ilişkin kesinleşen ilk kararından sonra, sigorta tahsisleri peşin değerinde katsayı artışı nedeniyle artış olmuştur. Davanın hukuksal niteliği itibariyle bu artışların kurumdan sorulup, dikkate alınması gerekir. Öte yandan ek davadaki yargılama sırasında ücretlerde artış olmuş ise bu yönün de dikkate alınması gerektiği Dairemizin yerleşmiş uygulamalarındandır. Kısmi davada asgari ücret düzeyinde kazanç elde ettiği esas alınarak davacının maddi zararı hesaplanmıştır. Asgari ücret kamu düzenine yönelik olduğundan, hakim bu hususu re’sen nazara almakla yükümlüdür. Hal böyle olunca kısmi davadaki hesap raporu ve sigorta tahsisleri ile bağlı kalınarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu ortadadır.
Yapılacak iş; Hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretteki artış miktarı nazara alınarak sigortalının zararını yeniden belirlemek, belirlenen bu zarardan davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin, 506 sayılı Yasanın ek 38. ve 5510 sayılı Yasanın 55.maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan verilere göre hesaplanarak bildirilecek peşin sermaye değeri indirilmek, kesinleşen dosyadaki hesap raporunda belirlenen ve ek dava konusu yapılan miktarı geçmemek üzere karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yeniden hesap yapılmadan en son verilere göre hesaplanarak bildirilecek peşin sermaye değeri indirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.