Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12607 E. 2009/14444 K. 09.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12607
KARAR NO : 2009/14444
KARAR TARİHİ : 09.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01.06.1986-05.09.2006 tarihleri arasında çakışan SSK.’lı hizmetleri dışında tarım … sigortalısı olduğunun ve 01.10.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, mahkeme kararının dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 1.6.1986-5.9.2006 tarihleri arasın tarım … sigortalısı olduğunun ve 1.10.2007 tarihi itibarilye yaşlılık aylığını hak kazandığının tespitiyle Kurumun 6.6.2008 tarih, 070526 nolu işleminin iptali istemine ilişkindir..
Mahkemece davacının tarım Bağ Kur sigortalısı olarak 1.6.1986 tarihinde tescil edildiği, davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları dışında kalan 1.5.1999-25.6.2001, 1.5.2002-24.6.2005 ve 1.6.2005-5.9.2006 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği , T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1.6.1986 tarihinde resen tarım Bağ Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 23.9.1997 tarihinde Kuruma ulaşan terk belgesi dikkate alınarak Kurumun 26.11.1997 tarihli işlemiyle sigortalılığın muhtar beyanına göre 5.9.1996 tarihinde sona erdirildiği ancak daha sonra Kurumun 2007 yılı içerisinde yaptığı anlaşılan işlemine göre davacının sigortalılığının SSK hizmeti ile çakışmasına göre bu defa 20.3.1989 tarihide sona erdirildiği, 2.4.2007 tarihli hesap ekstresine göre davacının 1.6.1986-5.9.1996 tarihleri arasında sigortalı olduğu ve 30.6.1997-31.3.1998 tarihleri arasında pirim ödemelerine göre borcunun bulunmadığı, 1997 yılı affından yararlandığının yazılı olduğu , 15.11.1982 tarihinden beri kooperatife, 3.8.1999 tarihinden beri de ziraat oda kayıtlı olduğu, uyuşmazlık döneminde 21.3.1989-30.3.1989 tarihleri arasında 10 gün, 5.10.1996-1.4.1999 tarihleri arasında 895 gün uzun süreli, 26.10.2001-30.4.2002 tarihleri arasında 184 gün, 25.6.2005-21.7.2005 tarihleri arasında 27 gün kısa süreli zorunlu, 1.5.2006-1.9.2007 tarihleri arasında ise 150 gün isteğe bağlı 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık sürelerinin bulunduğu, davacının 20.3.2006 tarihli dilekçesiyle hizmetlerinin birleştirilmesini istediği talebi üzerine SSK Konya İl Müdürlüğü’nün 11.9.2007 tarihli yazısıyla davacının Bağ Kur hizmetleri dahil 25 yıl sigortalılık süresiyle 5150 günü tamamlayıp müracaatta bulunması halinde emeklilik işlemlerinin yürütüleceğinin bildirildiği, bu yazıdan sonra davacının 4.4.2008 tarihli tahsis talebi dilekçesine verilen SGK Konya İl Müdürlüğünün 6.6.2008 tarih 070526 sayılı yazısında önceki Kurum yazısı ilgi tutulup durumda bir değişiklik olmadığından tekrar işlem yapılmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir
Öte yandan Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. ve 389. maddelerinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki,dava içinden davalar doğar,Hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415 sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları).
Somut olayda mahkemece Kurum işleminin iptaline karar verilmiş ise de bu iptal kararıyla birlikte tescil tarihi olarak kararda belirtilen 1.6.1989 tarihinden itibaren tarım Bağ Kur sigortalılık sürelerinin açıkça gösterilmemesi nedeniyle ve 1.5.2002-24.6.2005 tarihleri arasındaki sigortalık süreleri kabul edildiği halde devamla bu tarihler arasında kalacak şekilde yeniden 1.6.2005-5.9.2006 tarihleri arasındaki döneminde tespitine karar verilmesiyle hüküm infazı kabil olmaktan çıkmıştır . Öte yandan davacının 1989 yılında çakışan 10 günlük SSK tabi kısa süreli çalışmasının sona erdiği 31.3.1989 tarihinden tarımı terk ettiği 5.9.1996 tarihleri arasındaki dönem yönünden tarımsal faaliyet 2926 sayılı Yasanın 10 maddesi kapsamında kanıtlandığı halde mahkemece 31.3.1989-5.9.1996 tarihleri arasındaki sürelere ilişkin tespit kararıyla yetinilmesi gerekirken, davacının sigortalılığını 5.9.1996 da sona erdiren terk dilekçesine ve 5.10.1996-1.4.1999 tarihleri arasındaki SSK tabi uzun süreli çalışmalarına göre davacının tarım Bağ Kur sigortalılığını 5.9.1996 tarihinde sona erdiği açıkça belli iken uzun süreli SSK’na tabi çalışmanın sona erdiği 1.4.1999 tarihinden sonra davacının Kuruma bir başvurusu, pirim ödemesi ve tevkifatı bulunmadığı halde 5.9.1996 tarihinden sonraki dönemlerin kabulüne karar verilmesi usul ve yaysa aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 9.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.