YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1648
KARAR NO : 2009/11169
KARAR TARİHİ : 14.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara,toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının meslekte kazanma gücünü %30 oranında kaybı nedeni ile uğradığı maddi manevi zararların giderimine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen maddi tazminatın faizi ile birlikte ulaşacağı değer de nazara alındığında 40.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 50.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
1-36.236,18 TL maddi ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 18.04.2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Maddi tazminat için 4.023,61 TL manevi tazminat için 4.400,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat üzerinden takdir edilen 4.400,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Alınması gereken 4.116,75TL ilam harcından peşin alınan 1.838,00 TL peşin nispi harcın mahsubu ile kalan 2.278,75 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan 1.838,00 TLnispi harç ile 12,20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.850,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 634,80TL yargılama giderinden takdiren 348,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, taraflarca 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 14.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.