Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/1912 E. 2010/1457 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1912
KARAR NO : 2010/1457
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.3.1997-30.9.2003 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava davacının, davalıya ait işyerlerinde 1.3.1997-30.9.2003 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen eksik sürelerinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının davalı işyerlerinde 1.3.1997-30.9.2003 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışındaki sürelerde de asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalıya ait işyerlerinden verilmiş işe giriş bildirgesinin dosyasında bulunmadığı, müteahhit olan davalı işveren adına kayıtlı 11030927 nolu inşaat işyerinin 1.3.1996 tarihinde Yasa kapsamın alındığı ve davacının bu işyerinde geçen 1.1.1998-1.9.1998 ve 2000/3.dönem-1.12.2003 tarihleri arasındaki çalışmalarının kısmi olarak bildirildiği, davacının Bursa 1. İş mahkemesi 2003/1574 Esas2005/790 Karar sayılı dosyasında açtığı işçilik alacakları davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 1.3.1997-30.9.2003 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilerek alacaklarının hesaplandığı ve kararın temyiz edilmeksizin 28.11.2005 tarihinde kesinleştiği, dosyaya sunulan 2003 yılına ait ücret bordrolarındaki ayların çoğunda davacının ismi karşısında imzanın bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hizmet tespiti davasından önce kesinleşen işçilik alacaklarına dair mahkeme kararlarının tespit davalarında kesin delil olmayıp güçlü delil oldukları aksinin eşdeğerde delillerle her zaman kanıtlayabileceği Dairemizin yerleşmiş görüşüdür. Somut olayda mahkemece 2003 yılı dışındaki ücret bordroları getirtilmeden, ve tanıkların genelde kış aylarında havanın durumuna göre inşaat işlerine ara verildiğine dair beyanları dikkate alınmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur Yapılacak iş, davalı işyerinden 2003 yılı dışındaki diğer ücret bordolarının getirtilip, davacının tesbitini istediği sürelerle ilgili olarak eğer varsa ücret bordrolarında davacının imzası olanlar saptanarak imzasını içeren bordrolara geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan ve ücret bordrosu bulunmayan süreler yönünden de inşaat işinin niteliğine göre işin kış aylarında yaz aylarındaki kadar kesintisiz devam edemeyeceği düşünülerek, gerek bu yöndeki taraf tanıklarının beyanları, gerek dosyaya sunulan 2003 yılına ait imzalı ücret bordrolarındaki kış aylarına ait bildirimler dikkate alınarak, varsa çalışma sürelerine ait işyerinin tüm kayıt ve defterleri, puantajları getirtilip bütün deliller birlikte değerlendirilerek, davacının uyuşmazlık döneminde çalıştığı sürelerin tereddütte yer vermeyecek şekilde belirlemek ve çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’ya iadesine, 15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.