Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/2088 E. 2010/1626 K. 18.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2088
KARAR NO : 2010/1626
KARAR TARİHİ : 18.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ödenmeyen ölüm aylığının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının, murisi olan sigortalı …..’in vefatı üzerine davacının ölüm aylığı için Kuruma ilk başvurduğu tarih olan 28.12.2004 ila aylığın bağlandığı 01.12.2006 tarihleri arasında Kurumun kusuru ile ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının ilk başvuru tarihi olan 28.12.2004 tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 66.maddesinde, “a) Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken, yahut malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış durumda veya, b) Bağlanmış bulunan malullük veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş durumda yahut, c) Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş durumda, ölen sigortalının hak sahibi kimselerine ölüm aylığı bağlanacağı bildirilmiştir.
Yapılan incelemede muris …’in 03.07.1972-05.02.2004 tarihleri arasında 1215 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, 600 günlük askerlik süresinin borçlanılması durumunda ölüm aylığı koşullarının oluşabileceği; davacının 28.04.2004 tarihinde vefat eden murisinden dolayı, 28.12.2004 tarihinde Kuruma başvurarak, askerlik borçlanması yapmak suretiyle ölüm aylığı bağlanmasını talep ettiği, Kurumun davacıya 22 ay sonra 14.11.2006 tarihinde askerlik borçlanması bedelini bildirmesi üzerine, davacının askerlik borçlanması bedelini bu tarihte ödediği ve 01.12.2006 tarihi itibariyle davacıya ölüm aylığı bağlandığı; bu davada ölüm aylığı için Kuruma ilk başvurulan tarih olan 28.12.2004 tarihi ile aylığın bağlandığı 01.12.2006 tarihleri arasında Kurumun kusuru ile ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle talep edildiği anlaşılmaktadır. İlk başvuru tarihi olan 28.12.2004 tarihinde ise, davacı askerlik borçlanması bedelini ödememiş ve askerlik borçlanması yapmadan da ölüm aylığı için gereken primi ödenmiş 1800 gün koşulunu taşımadığından 28.12.2004 tarihi itibariyle ölüm aylığına hak kazanamamıştır. Öte yandan davacının talebi borçlanma bedeline ve ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin başvuruya geç cevap veren Kuruma karşı, Kurumun anılan kusurundan dolayı maddi tazminat istemine ilişkinde değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalı SGK’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.02.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.