YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3950
KARAR NO : 2010/6026
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, müracaat tarihinden itibaren haklarının iadesine, emekliliğine birikmiş aylıklarının ve fazla ödenen primlerin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının kurum tarafından tescil edildiği 01.09.1985 tarihinden itibaren tahsis talebinde bulunduğu 21.03.2006 tarihine kadar primleri tahsil edilen sürelerin hizmetten sayılarak tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş ise de, bu sonuç eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 31.12.1985 tarihli giriş bildirgesine göre 11.09.1985 tarihinde başlayan vergi kaydına dayalı olarak 01.09.1985 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olarak resen kayıt ve tescilinin yapıldığı, 01.09.1985-27.01.1992 tarihleri arasında ve 01.11.1992-01.11.1993 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı sayıldığı,27.01.1992-01.11.1992 , 01.06.1994-31.07.1994 , 01.08.1996-01.05.1997 , 01.09.1997-31.07.2000 tarihleri arasında ve 01.01.2002—devam şeklinde 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı … sigortalısı olduğu, 1986-1991 yılları arasında,1992/8,9,10,11,12. aylarda,1993/1,3,3,4,5,6,7,8. aylarda,1994/6,7. aylarda,1996/8,9,11,12. aylarda ve 16.07.1999 tarihinden itibaren düzenli olarak prim ödemelerinin bulunduğu,11.09.1985-12.11.1989 , 01.11.1992-01.11.1993 tarihleri arasında parfümeri satış ve fırça imalatından vergi kaydı bulunduğu,… esnaf odaları birliğine 14.02.1986-27.09.1991 tarihleri arasında, … esnaf sicil memurluğunda 05.02.1986-27.01.1992 tarihleri arasında kaydının olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının uyuşmazlık konusu dönem olan 01.11.1993-01.06.1994 , 31.07.1994-01.08.1996 , 01.05.1997-01.09.1997 , 31.07.2000-01.01.2002 tarihleri arasında vergi kaydı, esnaf ve sanatkar sicili kaydı veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı bulunmadığından zorunlu … sigortalısı değildir. Ancak, dosyada mevcut belgelere göre, davacının bu dönemler içinde 1994/6,7. aylarda,1996/8,9,11,12. aylarda ve 16.07.1999 tarihinden itibaren düzenli olarak prim ödemelerinin bulunduğu görülmektedir. Kurumun, davacı tarafından ödenen ve uyuşmazlık konusu dönemin ne kadarlık süresini kapsadığı anlaşılmayan primleri tahsil edip uzun süre bu primleri kullandıktan sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılacak …, davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu ve isteğe bağlı … sigortaları üzerinden yaptığı tüm prim ödemelerinin ayrı ayrı tarih ve miktarlarını belirlemek, davalı Kurumca davacının sigortalılık süresi içinde yapılan tescil ve terk işlemlerinin nedenlerini ve işlemlerin yapılış tarihlerini araştırmak,davacının ilk tescil tarihi ile, tahsis talep tarihleri arasında af ve prim borçlarının yapılandırılması haklarından yararlanıp yararlanmadığı tesbit etmek, … dosyasının aslını istemek,davacının 1994/6,7. aylarda yaptığı prim ödemelerinin 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılık kolundan mı, isteğe bağlı sigortalılık kolundan mı yapıldığını,toplu prim ödemesi olup olmadığı sormak, zorunlu sigortalılık kolundan toplu olarak yapılan prim ödemesi olduğunun tesbiti halinde,ödeme tarihindeki ödenmesi gereken prim tutarları üzerinden 01.11.1993-01.06.1994 , 31.07.1994-01.08.1996 , 01.05.1997-01.09.1997 tarihleri arasındaki ihtilaflı dönemin başından başlayarak ne kadarlık sigortalılık süresine denk geldiği davalı Kurumdan sormak ,Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde ifade edilen objektif iyiniyet kuralları çerçevesinde tüm belge ve bilgileri değerlendirerek sonucuna göre karar vermek, davacının primleri tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan 31.07.2000-01.01.2002 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerini kabul etmek ve yaşlılık aylığı talebini, kabul edilen bu süreler dikkate alınarak değerlendirip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.05.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.