Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8593 E. 2010/7415 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8593
KARAR NO : 2010/7415
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde askerlik süresi hariç 1.6.1992 tarihinden itibaren çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01.12.1993-30.01.2004 tarihleri arasında askerlik yaptığı süre haricinde davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tesbiti ile işçilik alacakları istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.03.1997 ile 30.01.2004 tarihleri arasında davalı … işyerinde SGK’na bildirilen süreler haricinde, günün asgari ücretleri ile sürekli olarak çalışmış olduğunun tesbitine ve kararda yazılı işçilik alacaklarının davalı …’den tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalıya ait Modern Garajlar İçi Otogar Samsun adresinde bulunan bekleme salonu, emanet, lokanta işyerinden Kuruma 01.05.2000-30.10.2000, 21.03.2001-25.04.2001 ve 30.05.2001-15.08.2001 tarihleri arasında davacının hizmetlerinin bildirildiği, davalıya ait işyerinden 10.05.2000, 21.03.2001 ve 30.05.2001 tarihli işe giriş bildirgelerinin davacı adına verildiği, anılan işe giriş bildirgelerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 13.09.2005 tarihli raporda belirtildiği, davalıya ait işyerinin 09.03.1994 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davalı tarafından Kuruma verilen dönem bordrolarından sadece davacının isminin geçtiği 1993 yılı 3. dönem, 2000 yılı 2. ve 3. dönem, 2001 yılı 1. ve 2. dönem bordrolarının getirtildiği, 2000 ve 2001 yıllarına ait bazı ücret bordrolarının ibraz edildiği, ibraz edilen ücret bordrolarında davacının imzasının bulunmadığı, davacının 24.08.1995-24.02.1997 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7. maddesinde, bu Yasanın yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Yasa ile mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı Yasalar ile 506 sayılı Yasa’nın geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki hükmün öngörülmüş olması ve genel olarak yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir. Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacının hizmet cetvelinde 01.12.1993 tarihinden itibaren 14 gün süre dava dışı …’e ait 40259 sicil nolu işyerinden davacı adına hizmet bildirimi yapılmış, anılan işyerinden davacı adına 01.12.1993 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlenmiş, davacının imzası bulunmayan bu işe giriş bildirgesi üzerine “27.01.1994 tarih ve 405 sayılı dahili mucip eki durum tespit tutanağına göre düzenlenmiştir.” ibaresi yazılmıştır. Samsun Sigorta İl Müdürlüğü’nün 12.04.2006 tarihli cevabi yazısında, 40259 sicil nolu işyeri dosyası imha olduğundan herhangi bilgi ve belgeye ulaşılmadığı, dava dışı … adına işlem göre … Cad. No:182 Samsun adresinde kurulu pastane işyeri ile 1005497 sayılı dosyada davalı işveren …’e ait işyerinin hiçbir bağlantısı bulunmadığı, söz konusu iki işyerinden devir veya birleştirmeye dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı bildirilmiştir. Ancak, …’e ait işyeri adına düzenlenen 01.12.1993 tarihli işe giriş bildirgesinde işyeri adresi olarak bildirilen adres ile davalı işverenin adresinin aynı olduğu görülmüş ve 1993 yılı 3. dönem bordrosunda ismi geçen tanık …, mahkemece alınan ifadesinde, davalı ile dava dışı …’in ortak olduğunu ve daha sonra ortaklıktan ayrıldıklarını belirtmiştir.
Öte yandan dinlenen tanıklardan …’ın 2001 yılı 1. dönem ve 2000 yılı 3. dönem bordrosunda, …’ın ise 1993 yılı 3. dönem bordrosunda isimleri geçmektedir. Bunun dışında ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar, davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler de değildir. Bu bakımdan dönem bordrosunda kayıtlı kişilerden olmayan tanıkların sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez. Öte yandan, tesbiti istenilen süreler çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bu güne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumaları da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmez.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile, dava dışı …’i yöntemince davaya dahil etmek, onun gösterdiği delilleri de toplamak, davalı ile bağlantısını araştırmak, 01.12.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin üzerinde bahsi geçen 27.01.1994 tarih ve 405 sayılı durum tespit tutanağını davalı Kurumdan getirtmek, Sosyal Güvenlik Kurumu’na tesbiti istenilen tarihler arasında verilen dönem bordrolarının tümünü getirtmek, dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar belirlenmek, bu tanıkların bilgilerine başvurmak ve gerektiğinde, davacının tesbitini istediği tarihler arasında çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacı ile davalılardan …’e iadesine, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.