YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8561
KARAR NO : 2010/962
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 20.4.1982 tarihinden itibaren … sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Dava, davacının 20.4.1982 tarihinden beri kesintisiz olarak 1479 sayılı Yasaya tabii zorunlu sigortalı olduğunun, 11.12.2007 tarihli tahsis talebine göre aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsili hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 1000.00-TL’nin davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 20.4.1982-31.12.1991 tarihleri arasında 9 yıl 8 ay 11 gün ve 18.2.1992-11.12.2007 tarihleri arasında 15 yıl 9 ay 23 gün sigortalı olduğunun, 1.1.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı hak kazandığının ve ödenmeyen aylıklarından şimdilik talep edilen 1000,00 TL’nın davalıdan tahsiline , fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 15.4.1992 tarihli giriş bildirgesiyle bilgisayar ortamında 20.4.1982 tarihinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, 8.5.2007 tarihinde geriye doğru yapılan işlemle davacının 27.2.1986-23.10.1987 ve 18.2.1992 tarihinden beri devam eder şekilde sigortalı olarak kabul edildiği , 20.11.2008 tarihli hesap ekstresine göre 1992 Affından yararlandığı ve 15.4.1992-12.11.2008 tarihleri arasında pirim ödemelerinde bulunduğu, hükme esas alınan 17.4.2009 tarihli bilirkişi raporunda davacının 1992 Affı kapsamında 20.4.1982-31.12.1991 tarihleri arasındaki döneme ilişkin primlerinin ödediğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının 20.4.1982-31.12.1991 tarihleri arasında 9 yıl 8 ay 11 gün ve 18.2.1992-11.12.2007 tarihleri arasında 15 yıl 9 ay 23 gün sigortalı sayılması yönünde verilen karar doğrudur. Bu durumda davacının toplam 25 yıl 6 ay 4 gün hizmetinin bulunduğu ve Kurumun 21.11.2008 tarihli yazısına göre davacının 20.4.1982-11.12.2007 tarihleri arasında sigortalı kabul edilmesi durumunda tahsis tarihi itibariyle cüzi bir miktar olan 2.05 TL borcunun bulunduğunun bildirildiği görülmektedir.
Davacının 26.2.1961 doğumlu olduğu 25 yıl olan sigortalılık süresini doldurmasına rağmen tahsis tarihi itibariyle 46 yaşında olup 1479 sayılı Yasa’nın Geçici 10/2-d .maddesine göre 47 yaşını doldurması gerekeceğinden tahsis talep tarihinde yaş koşulunu sağlamadığından yaşlılık aylığına hak kazanamadığı anlaşılmaktadır. Ancak; davacı mahkeme kararı ile aylığın bağlanmasına karar verilen 1.1.2008 tarihinden 1 ay 26 gün sonra dava devam ederken 26.2.2008 tarihinde 47 yaşını tamamladığından bu tarihi takip eden aybaşı olan 1.3.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanmıştır.
Öte yandan her dava açıldığı tarihteki duruma göre karara (hükme) bağlanır. Davacı ancak dava açıldığı tarihte var olan o zamana kadar gerçekleşmiş olan alacağının hüküm altına alınmasını isteyebilir. Dava tarihinden sonra doğacak haklar için o davada karar verilmesi mümkün değildir.
Somut olayda 28.01.2008 tarihinde dava açılmış olup davacı dava tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanamadığından dava tarihi itibariyle birikmiş bir aylık alacağı da bulunmamaktadır.
Mahkemece davacıya 1.3.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, alacak isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacının 20.4.1982 tarihinden tahsis talebinde bulunduğu 11.12.2007 tarihine kadar 20.4.1982-31.12.1991 tarihleri arasında 9 yıl 8 ay 11 gün, 18.2.1992-11.12.2007 tarihleri arasında 15 yıl 9 ay 23 gün olmak üzere toplam 25 yıl 6 ay 4 gün zorunlu sigortalı olduğunun ve yaş koşulunun oluştuğu 26.02.2008 tarihini takip eden aybaşı olan 1.3.2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, fazla talebin ve alacak talebinin tümden reddine,
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından peşin yatırılan 14.00-TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 251.30-TL yargılama giderinden takdiren 100.00-TL’sının davalıdan tahsili ile davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 575.00-TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya, 575.00-TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.