Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8964 E. 2010/607 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8964
KARAR NO : 2010/607
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.01.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat … geldi. Davalılar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava 28.06.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; İş Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davacılar murisinin istisna akdi ile yapımını üstlendiği işin, yerine getirilmesi sırasında meydana gelen kaza sonucu öldüğü, istisna sözleşmesinde iş sahibi olan davalıların işin imali sırasında yüklenicinin uğradığı zarardan sorumlu olmayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar murisinin: davalılara ait binanın da aralarında bulunduğu 4 bloğun malzeme ve işçilik dahil tadilat ve boya işlerinin yapımını üstlendiği, olay günü sözleşme kapsamında boya işi yaparken üzerinde çalıştığı tahtanın kırılması ile iskeleden düşerek öldüğü, Sosyal Güvenlik Kurumunca olayın iş kazası olarak kabul edilmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesi ya da değiştirilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağını oluşturan 5521 sayılı Yasanın 1.maddesinde; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır.
Somut olayda, ada yönetimi ve kazanın meydana geldiği binanın kat malikleri davalı olup davacılar murisinin istisna akdi ile işin yapımını yüklendiği, dolayısıyla davacılar murisi ile davalılar arasında da hizmet ilişkisinin bulunmadığı, diğer bir deyişle davalıların davacılar murisinin işvereni olmadığı açık ve seçiktir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın iş akdinden ve İş Kanunundan doğmadığı giderek davada, yukarıda sözü geçen Yasanın 1.maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde, davanın görülmesinde genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilerek Asliye Hukuk mahkemesi sıfatıyla yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, iş mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde kamu düzenine ilişkin olan bu husus re’sen nazara alınmalı ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine davacılar yararına takdir edilen 625.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 26.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.