Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11381 E. 2011/6500 K. 21.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11381
KARAR NO : 2011/6500
KARAR TARİHİ : 21.07.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların kusuruna yönelik temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.03.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar vermiştir.
İş kazası nedeniyle hükmedilecek manevi tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek ATK Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, davalı … İnşaat ve Montaj Sanayi AŞ’de 1998 yılından itibaren kaynakçı-montaj işçisi olarak çalışan davacının 6.3.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda yaralandığı, olayın Kurum tarafından iş kazası kabul edilmesi ve Kurum Maluliyet Daire Başkanlığı Sürekli İş Göremezlik Tespit Kararına göre davacıdaki sürekli iş göremezlik oranının% 22 olarak belirlenmesi üzerine davacıya gelir bağlandığı, aynı mahkemenin 2006/782 Esas sayılı dava dosyasında Kurumun davacıya bağlanan gelir ve tedavi giderlerinin davalı işverenden rücuan tahsilini talep ettiği, davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranına itiraz edilmesi üzerine sürekli iş göremezlik oranının Yüksek Sağlık Kurulunca % 25 ve Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunca % 31,2 olarak belirlendiği, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu arasında oluşan görüş ayrılığının Adli Tıp Genel Kurulunca giderilmesi gerektiği halde mahkemece bu yönde alınmış bir kararın dosyada bulunmadığı ve böylece iş kazası sonucu davacıda oluşan meslekte güç kayıp oranı kesin olarak saptanmadığı halde %31,2 oranı esas alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; 2006/782 Esas sayılı dava dosyasını getirterek Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu arasında oluşan görüş ayrılığının giderilmesi amacıyla Adli Tıp Genel Kurulundan karar alınıp alınmadığını araştırmak, bu yönde bir kararın bulunmadığı anlaşılır ise Adli Tıp Genel Kurulundan davacıda iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranını belirleyen karar almak ve kesinleşen maluliyet oranına göre manevi tazminata karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranı kesin olarak belirlenmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre davacının ve davalıların manevi tazminat miktarına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 21.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.