YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1965
KARAR NO : 2011/2818
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre ,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı,iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesini istemiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları,tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu,olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Somut olayda ise,açıklanan bu ilkeler gereğince davacı yararına 25.000.00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 50.700.00-TL hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı,düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine;
“1-Maddi zarar Kurum gelirleri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine,
2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 25.000.00-TL manevi tazminatın 28.11.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla istemin reddine,
3- Alınması gereken 1.350.00-TL harç giderinin davacı tarafından peşin yatırılan 1.377.00-TL harçtan tenzili ile artan 27.00 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.378.70- TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak , davacı tarafından yapılan 662.00.-TL yargılama giderinden;takdiren 158.88- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,davalı tarafından yapılan 13.00 TL yargılama giderinden takdiren 10.00 TL’nın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, hüküm altına alınan manevi tazminat üzerinden 2.950.00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden de 2.950.00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,maddi tazminat isteminin reddi nedeni ile de davalı yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına’’ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.