YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2051
KARAR NO : 2011/2891
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigorta primine esas ücretinin 2.000.00-TL olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle her ne kadar ücret bordrolarında davacının imzası bulunuyorsa da 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 33. maddesi, Çankaya ve Yenimahalle Milli Eğitim Müdürlürlüklerine bağlı okullardan yapılan emsal ücret araştırması, Özel Eğitim Kurumları Çalışanları Derneğinin bildirdiği emsal ücretler birlikte değerlendirildiğinde 10 yıldan fazla tecrübe sahibi ve Ankara’da görev yapan bir fizik öğretmeninin aylık brüt 600.00-TL ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğinin anlaşılmasına göre davalıların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.03.2011 gününde oyçokluguyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, sigorta primine esas ücretin 2000-TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının sigorta primine esas ücretinin 2000-TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davacı davalı şirkete ait özel dershanede fizik öğretmeni olarak çalıştığını, işveren tarafından Kuruma bildirilen bordroların gerçeği yansıtmadığını, ODTÜ mezunu olup, 12 yıllık öğretmen olduğunu iddia etmiş, sayın çoğunlukça da bu iddialar yerinde bulunarak yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Oysa mahkemece yapılan araştırma ve inceleme eksik olup, alınmış bilirkişi raporu da yeterli değildir.
Öncelikle davacı ODTÜ mezunu olduğunu iddia etmesine rağmen hangi bölümden mezun olduğunu açıklamamış, diplomasını da dosyaya ibraz etmemiştir. Ayrıca daha önce devlet okullarında çalışıp çalışmadığı, özel dersanelerde çalışmışsa daha başka hangi dersanelerde çalıştığıda belirlenmemiştir. Davacı 12 yıllık öğretmen olduğunu beyan etmesine rağmen başkaca çalışmaları yönünden dosya da bir bilgi yoktur. Davacı sadece 1.9.2005-14.8.2006 tarihleri arasında davalı şirkete ait dersane de çalışmış olup, bu döneme ait işverence bildirilen aylık brüt 600.00-TL, net 429.90-TL miktarlı bordroları da ihtirazı kayıt olmaksızın imzalamıştır. Tabidir ki bir kişinin hal ve sıfatı, çalıştığı süre, kıdem ve diğer nitelikler göz önünde alındığında, ücretin belirlenmesinde sadece bordroların tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği, tüm delillerin eksiksiz toplanarak gerçek ücretin araştırılması gerektiği tartışmasızdır.
Üniversitelerin Eğitim Fakültelerinden mezun olanlar formasyon eğitimi aldıklarından öğretmenlik yapma hakkına sahiptir. Üniversitelerin fizik, kimya, biyoloji gibi diğer bölümlerinden mezun olan öğrencilerin öğretmenlik için şart olan formasyon eğitimi almamış olmaları sebebiyle öğretmenlik yapma hakkından mahrum oldukları, bu nedenlerle herhangi bir devlet okuluna atamalarının yapılmadığı da bilinen bir husustur. Bu nedenlerle birçok öğretmen adayının ne yazıktır ki ülkemiz de artık bir sektör halini almış olan yüzlerce dersanede çok düşük ücretlerle çalıştıkları da bir gerçektir.
Tüm bu açıklamaların ışığı altında dosya da yapılan inceleme eksik olup, deliller yeterince toplanmamıştır. Dava konusu dönemde yürürlükte bulunan 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun 33. maddesinde, özel okullarda yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmeti yapanlara, kıdemlerine göre dengi resmi okullarda ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Davacıya resmi okullarda çalışan ve aynı kıdeme sahip bir fizik öğretmenine ödenmesi gereken ücretten daha düşük bir ücret ödenmesi mümkün bulunmamaktadır. Yargılama sırasında dosyaya gönderilen bir devlet lisesine ait bordroda, resmi okulda çalışan ve davacıyla aynı kıdemde bulunan bir fizik öğretmeninin 24.8.2006 tarihinde eline geçen maaş tutarının çocuk parasıyla birlikte aylık net 1017.29-TL olduğu belirlenmiştir. Bu hususların da göz önüne alınarak, öncelikle davacının üniversitenin hangi bölümünden mezun olduğu diploması ibraz ettirilerek belirlenmeli, formasyon eğitimi alıp almadığı, daha önce nerelerde görev yaptığı kıdemi, kariyeri gibi tüm hususlar net bir şekilde ortaya konulmalı ve toplanan delillere göre davacının sigorta primine esas gerçek ücretinin ne olduğunun tespit edilmesi gerektiğinden dolayı, yerel mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun kararın onanması şeklindeki görüşüne katılmıyorum.