YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2387
KARAR NO : 2011/3124
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.2.2001-14.3.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe: Davacının 01.02.2001-14.03.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının sürekli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece biri birini tamamlar biçimde dava konusu dönemde davalı işyerinde bordrolara geçen çalışmaları bulunan tanıklar dinlenmek suretiyle 13.05.2002-14.03.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalardan kuruma bildirimde bulunulmayan sürelerde davalı işyerinde çalışıldığının tespitine, fazla talebin reddine, karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidildiği görülmektedir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Somut olayda davacının çalışmalarına ilişkin olarak davalı işyerinden Kuruma bildirimde bulunulan tanıkların dinlenmesi isabetlidir. Ancak yazılı belgelerin, diğer bir deyişle işçinin imzasını içeren ücret bordroları, puantaj cetveli gibi belgelerin bulunup bulunmadığının araştırılmaması hatalı olmuştur. Zira anılan türde yazılı belgelerin bulunması halinde, tanık anlatımlarına dayanılmak suretiyle bu tür belgelerde bulunan sürelerin aksinin kanıtlanması mümkün değildir.
Yapılacak iş, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak eğer varsa davalı işverenin ücret bordrolarında, puantaj cetvellerinde davacının imzası olanlar saptanarak imzasını içeren bordrolara, puantaj cetvellerine geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı bordo ya da puantaj cetvelinin bulunmadığının belirlenmesi halinde, şimdiki gibi davanın kısmen kabulüne karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgilisine iadesine, 05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.