YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8784
KARAR NO : 2013/15440
KARAR TARİHİ : 09.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/09/1977-01/03/1978 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının 01/09/1977-01/03/1978 tarihleri arasında davalıların murisine ait işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir..
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, işyerinin davalıların murisi olan … adına tescilli meyve sebze komisyon işyeri olduğu, davacı adına 01/09/1977 tarihli işe giriş bildirgesinin davalıların murisi tarafından Kuruma verildiği, yapılan kriminal incelemede işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, iddia edilen çalışmayla ilgili herhangi bir bildirim yapılmadığı, davacı tanıklarından … beyanında, murisi ve davacıyı tanıdığını, murisin limon ticareti ile uğraştığını, Tece’ye gelerek üreticilerden limon aldığını, Tece’de deposu bulunduğunu, davacınında muris yanında şoför olarak çalıştığını, çalışmasının sezonluk olduğunu, sezonun Eylül ayında başlayıp ertesi yılın Mart-Nisan ayları gibi bittiğini, davacının sezon içinde sürekli çalıştığını, diğer tanık … ise, 1977-78 yıllarında davacı ile birlikte çalıştıklarını, murisin limon ticareti yaptığını, Tece’de deposu olduğunu, davacının şoför olarak bir sezon çalıştığını, kendisininde 1970-1980 yılları arasında muris nezdinde çalıştığını beyan ettikleri, davalı tanıkları ise davacının çalışmalarıyla ilgili bilgilerinin olmadığını belirttikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda, muris adına kayıtlı “02684” sicil nolu işyeri yerine, davalılardan …’ya ait “27396” sicil nolu işyerinden verilen dönem bordrolarının istendiği, davacı tanığı olarak dinlenen ve davacıyla birlikte çalıştığını beyan eden …’ın kayıtları getirtilerek bordro tanığı olup olmadığının tespit edilmediği, yine tanık beyanlarında geçen ve murisin deposunun bulunduğu Tece isimli yerde çalışma olgusuna dair araştırma yapılmadığı, böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, muris … adına tescilil “02684” sicil nolu işyerinden verilen dönem bordrolarını istemek, bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, dinlenen tanık …’ın bordro tanığı olup olmadığını belirlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, gerekirse tanık beyanlarında geçen ve murisin deposunun bulunduğu Tece isimli (köy, kasaba,mahalle, belde) yerde kolluk marifetiyle araştırma yaptırılarak depo çevresinde ikametgahları bulunan şahıslarla murisin ticaret yaptığı kişileri belirleyip, beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.