YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3245
KARAR NO : 2010/3788
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,meslek hastalığı sonucu maluliyetinden … manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere,verilen kararın bozma kararına uygun olmasına göre,davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava meslek hastalığı sonucu oluşan % 22 oranındaki fark maluliyet nedeniyle sigortalının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının meslek hastalığı sonucu % 22 oranında fark maluliyete uğradığı olayda davacı meslek hastalığının kaçınılmazlık sonucu oluştuğunu kabul etmiştir.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 17.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 13.200,00-TL’ sına hükmedilmesi ayrıca ATK rapor ücreti olan 226.50 TL ‘nin davalıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına karar verilmesi gerekirken bu gider davacı tarafça yapılmış gibi kabul edilerek yargılama içine katılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı Adli Tıp Kurumu ile ilgili husus kamu düzenine ilişkin bulunduğundan resen gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulüne,takdiren 17.000,00-TL manevi tazminatın rapor tarihi olan 03.03.2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Alınması gereken 1.009,80 -TL ilam harcının taraflarca yatırılan 1.296.00 TL harçtan tenzili ile bakiye 286.20 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine
3-Davacı tarafından yatırılan 82.40 TL nispi 24.30 TL başvuru olmak üzere toplam 106.70 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 60.00 TL yargılama giderinden takdiren 40.00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-226.50 TL Adli Tıp Kurumu rapor giderinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 1.236.00 -TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,aşağıda yazılı temiyz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine 5.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.