YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10795
KARAR NO : 2013/16814
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 03/11/2004-01/01/2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 03/11/2004-01/01/2009 tarihleri arası davalı nezdinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 03/11/2004-01/01/2009 tarihleri arası davalı nezdinde 1499 gün süreyle çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile varılmıştır..
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı tanıklarının beyanlarında, davacının Eğilli gıda bayisine bağlı olarak, … … ürünlerinin marketten sorumlu temsilcisi olduğunu, bağlı olduğu şirketin ürünlerinin marketlerde düzeltimini, etiketlemesini ve kontrolünü yaptığını, ücretini … … firmasının Eğilli gıda firmasına gönderdiğini ve davacının da oradan aldığını, davalının gösterdiği bordro tanıkları ise, davacıyı tanımadıklarını, … … ürünlerin pazarlanması ve satışının gerçekletirilmesi için Türkiye genelinde bir çok bayilerinin bulunduğu, üretilen çayların bayiler aracılığıyla satışa sunulduğu, şirketin Diyarbakır’da … gıda isimli bayisinin bulunduğunu, bayiliğin farklı bir işverenlik olduğunu belirttikleri, bilirkişi raporunda davacının 03/11/2004-01/01/2009 tarihleri arası 1499 gün süreyle çalıştığı kanaatinin belirtildiği,12/11/2009 tarihli kolluk tutanağında Arsaş gıda ile Eğilli gıdanın … … firmasının bayisi olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, uyuşmazlık konusu dönem yönünden davacı adına davalı tarafından işe giriş bildirgesi verilmediği gibi herhangi bir bildirim de yapılmadığı, taraflar arasında çalışma ilişkisini gösteren davacı tanıklarının beyanları dışında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunup bulunmadığı, davalı tarafından davacıya ücret ödenip ödenmediği hususlarının araştırılmadığı, davacının çalışma süresince talimatları kimden aldığının ortaya konulmadığı, davacının çalıştığı işyerlerine ait dönem bordrolarını getirtilip, bordro tanıklarının tespit edilmediği, böylece çalışma olgusu hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde araştırılıp belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, öncelikle davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir sözleşme bulunup bulunmadığını, davacıya davalı şirket tarafından ücret ödenip ödenmedeğini, personel tanıtım kartı ile personele mahsus telefon verilip verilmediğini tespit etmek, çalışma süresince davacının talimatları kimden aldığını belirlemek, uyuşmazlık konusu dönemde davacının çalıştığı işyerlerini tespit edip, bu işyerleri ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi gibi herhangi bir sözleşme bulunup bulunmadığını araştırmak, yine uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde davacının çalıştığı işyerlerinden Kuruma verilen dönem bordrolarını getirtmek, bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden … … ve Gıda Mad. Üretim Pazarlama İth. İhr. AŞ.’ye iadesine, 23/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.