Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/24 E. 2011/8157 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/24
KARAR NO : 2011/8157
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 25.10.1998 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik Ve Teftiş Gurup Başkanlığınca düzenlenen raporda davacının 25.10.1998 tarihinde davalı iş yerinde geçirdiği zararlandırıcı olayın iş kazası olarak değerlendiriliği,Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliği raporunda davaya konu olayda davalı şirketin %70 oranında davacının ise %30 oranında kusurunun olduğunun belirtildiği,yargılama sırasında iş güvenliği uzmanlarından alınan raporda davalı şirketin %85 oranında davacının ise %15 oranında kusurunun olduğunun belirtildiği,Polatlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/26 Esas sayılı dosyasında ise iş güvenliği uzmanlarından alınan raporda davacının 4/8 oranında, dava dışı inşaat şefinin 3/8 oranında,yine dava dışı usta başının 1/8 oranında kusurlarının bulunduğunun belirtildiği. SGK Başkanlığı Maluliyet Sağlık Kurulları Daire Başkanlığınca verilen raporda davacının davaya konu yaralanması neticesinde %7,3 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığının belirtildiği ve mahkemece davacının %15 oranındaki kusuruna,%7,3 oranındaki meslekte kazanma gücü kaybına göre hesaplama yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayımızda mahkemece hükme esas alınan 3 kişilik kusur raporu ile Polatlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/26 Esas sayılı dosyasında alınan 3 kişilik kusur raporu arasında çelişki olduğu halde mahkemece anılan raporlardaki kusur dağılımları arasındaki çelişki giderilmeden 28.01.2010 tarihli kusur raporu esas alınarak sonuca varılması isabetsiz olmuştur.
Yapılması gereken iş bu iki rapor arasındaki kusur oranları bakımından oluşan çelişkinin giderilmesi için yine iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden davaya konu iş kazasında ilgililerin kusur oranları bakımından yeniden rapor almak ve çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.