YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9257
KARAR NO : 2011/8166
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde yetkisizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının yetkisizlik kararına istinaden dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için H.U.M.K’nun 193. maddesinde belirlenen on günlük süreyi aştıktan sonra talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalının süresindeki yetki itirazı üzerine İstanbul 2. İş Mahkemesinin 23.12.2010 tarihli kararıyla dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, süresinde başvurulduğunda dosyanın Kartal Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine ilişkin olarak verilen kararın 3.1.2011 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin Ankara Nöbetçi İş Mahkemesi aracılığıyla 6.1.2011 tarihli başvurusunda sehven İstanbul 2. İş Mahkemesi” yerine “İstanbul 3. İş Mahkemesine” gönderilmek üzere talepde bulunduğu, İstanbul 3. İş Mahkemesinin 21.1.2011 tarihinde dosyayı İstanbul 2. İş Mahkemesine gönderdiği anılan mahkemenin de aynı gün (21.1.2011) dosyayı Kartal Nöbetçi İş Mahkemesine gönderdiği ve mahkemece HUMK 193. maddeye göre davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
H.U.M.K’nun 5236 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile değişik 193/3-4 maddesinde yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe ile başvurulmaması veya davetiye tebliğ ettirilmemesi halinde yetkisiz mahkemeye açılan davanın açılmamış sayılacağına karar verilebileceği bildirilmiştir.
Öte yandan aynı yerdeki birden fazla asliye hukuk veya iş mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp sadece iş bölümü ilişkisidir. Yani iş çokluğu nedeniyle aynı düzeyde birden fazla mahkeme (şubesi) kurulmuşsa bunlar aslında ayrı ayrı mahkeme değil, aynı mahkemenin birer dairesi durumundadır. (İ.B.K 14.2.1992 3/2 : R.G 1.5.1992, sayfa 21215)
Somut olayda davacı vekilinin İstanbul 2. İş Mahkemesinin 3.1.2011 tarihinde kesinleşen yetkisizlik kararından sonra talimat mahkemesi aracılığıyla dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmek amacıyla süresi içinde yapmış olduğu başvurusunun, İstanbul 2. İş Mahkemesi yerine mahkeme iş bölümü sırası yani şubesi yanlış yazılmak suretiyle “İstanbul 3. İş Mahkemesine” gönderilmek üzere şeklinde yapılmasının on gün içinde başvurulmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, birden fazla şubesi olan mahkemelerin görevlerinin ortak olması itibariyle davacının süresinde olan başvurusuna istinaden yetkili mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.