Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/4477 E. 2012/19833 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4477
KARAR NO : 2012/19833
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 29/12/1995 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 29.12.1995-01.03.1996 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 29.12.1995-01.03.1996 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı hizmetinin olduğuna ilişkin hüküm verilmiş ise de, varılan sonuç usul ve yasaya uygun değildir
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Somut olayda davacının davalı işyerinden verilme işe giriş bildirgesinin olmadığı,mahkemece davacının 29/12/1995-01/03/1996 tarihleri arasında davalı Kültür Bakanlığında çalıştığı ancak çalıştığı bu sürenin SGK’ya bildirilmediği, her ne kadar davalı vekilince zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de çalışan kurumun bir devlet kuruluşu olması ve dosyaya ibraz edilen hizmet alım bordrosu ve puantaj cetvellerinin resmi belge niteliğinde bulunması, kamu kuruluşunun sigortasız işçi çalıştıracağının da düşünülemeyeceğinden bahisle zamanaşımının söz konusu olmadığı, hakdüşürücü sürenin geçmediği yolundaki kabulün hatalı olduğu açıktır.
Bu halde olayda işveren yönünden hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerekir.Şöyle ki;1996 Ocak ve 1996 Şubat ücret bordrolarında prim kesintisi yoktur, bu nedenle tespiti istenen hizmetin 01.03.1996 yılını izleyen yılın başından itibaren 5 yıllık hakdüşürücü süre fazlasıyla geçmişitir.506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi gereği 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği düşünülerek sonuca gidilmesi gerekirken hatalı yorum ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.